Müslim, Namaz (Salât) 15
Namaz Kılanın İhram Tekbirinden Sonra Sağ Elini Sol Elinin Üzerine Bağlıyarak Göbeğinin Üstüne ve Göğsünün Altına Koyması, Secdede İse Ellerini Omuzları Hizasında Yere Döşemesi Bâbı
باب وضع يده اليمنى على اليسرى بعد تكبيرة الإحرام تحت صدره فوق سرته، ووضعهما في السجود على الأرض حذو منكبيه
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Namaz (Salât) (no. 896)
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ وَائِلٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، وَمَوْلًى، لَهُمْ أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ عَنْ أَبِيهِ، وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، أَنَّهُ رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ كَبَّرَ - وَصَفَ هَمَّامٌ حِيَالَ أُذُنَيْهِ - ثُمَّ الْتَحَفَ بِثَوْبِهِ ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ أَخْرَجَ يَدَيْهِ مِنَ الثَّوْبِ ثُمَّ رَفَعَهُمَا ثُمَّ كَبَّرَ فَرَكَعَ فَلَمَّا قَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . رَفَعَ يَدَيْهِ فَلَمَّا سَجَدَ سَجَدَ بَيْنَ كَفَّيْهِ .
Türkçe Çeviri
Bize Züheyr b. Harb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Affân rivâyet etti (Dedi ki) : Bize Henınıam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Cübâde rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Abdülcebbar b. Vail, Alkametü'bnü Vâil ile bir azadlılarından, o da Vâil b. Hucr'dan naklen rivâyet etmişler ki, Vâil, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) namaza başlarken ellerini kaldırdığını görmüş, tekbir almış (Hemmâm Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırdığını göstermiş) sonra elbisesine sarınmış, sonra sağ elini sol eli üzerine koymuş; rükûa varmak isteyince ellerini elbisesinden çıkarmış, sonra ellerini kaldırmış; sonra tekbîr alarak rükûa varmış, Semiallattü Ü-men ha mi deh dediği zaman yine ellerini kaldırmış, secdeye gittiğinde ellerinin araşma secde etmiş. Buhârî 'de bu bâbda Sehl b. Sa'd (radıyallahü arih) 'dan şu hadîs rivâyet edilmiştir: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında insanlara namaz kılarken sağ ellerin sol elleri üzerine koymaları emrolunurdu» gerek Buhârî 'nin, gerekse Müslim 'in buradaki hadîsinde ellerin bağlanacağı yer tam tesbit edilmemişse de Vâil hadîsinin Ebû Dâvûd ile Nesâî rivâyetlerinde; «Sonra sağ elini sol elinin üzerine, kolun bilek kısmına bağladı» denilerek ellerin bağlanacağı yer gösterilmiştir. Hadîsi İbn Huzeyme ile diğer İmâmlar sahih bulmuşlardır. Namazda el bağlama meselesi bir kaç yönden tetkik edilebilir:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Mütercim şerhi
Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
1- Ellerin bağlanıp bağlanmıyacağı ihtilaflıdır. Hanefîler le, Şâfiîler e göre eller bağlanır. İmâm Ahmed b. Hanbel ile ishâk’ın ve ekseriyetle ulemânın kavilleri de budur. Ashâb-ı kirâmdan Ali b. Ebü Tâlib ile Ebû Hüreyre (radıyallahü anhüma) 'nın tabiînden İbrahim, Nesâî ve Süfyan-ı Sevrî'nin mezhebleri de budur. İbnül Münzir bu kavli İmâm Mâlik 'ten de rivâyet etmiştir. «el-Tevhid» nâm eserde Saîd b. Cübeyr, Ebû Miclez, Ebû Sevr, Ebû Ubeyd, İbn Cerîr ve Davûd-u Zahirî ile Ashâb-ı kirâmdan Ebû Bekr ve Âişe (radıyallahü anhûma) nm ve keza Cumhûr -u ulemânın buna kail oldukları zikrediliyor. Tirmizî : «Sahabe ile Tabiîn hazerâtı ve onlardan sonraki ulemâ bununla amel etmişlerdir» demiştir. Yine İbnû'l-Münzir î'nin rivâyetine göre Abdullah b. Zübeyr, Hasan-ı Basrî ve İbn Sîrin (radıyallahü anhûm) namazda ellerini yanlara salarlarmış. İmâm Mâlik 'den meşhur olan rivâyet de budur. Ona göre namaz uzun sürerse istirahat için sağ eli sol el üzerine koymak caizdir. Leys İbn Sa'd'ın mezhebi de budur. Evzâî'ye göre namaz kılan kimse ellerini bağlamakla yana salmak arasında muhayyerdir. Hanefîler buradaki Müslim hadîsinden maada Buhârî rivâyeti ile Ebû Dâvûd , Nesâî ve İbn Mâce 'nin tahrîc ettikleri Abdullah İbn Mes'ud hadîsi ile Dâre Kutnî'nin tahrîc ettiği İbn Abbâs ve Ebû Hüreyre rivâyetleri ile de istidlal ederler. Mezkûr rivâyetlerin her birinde namazda el bağlanacağı beyân edilmektedir. Hattâ İbn Mes'ud hadisinde; Hazret-i İbn Mes'ud'un namazda sol elini sağ elinin ü-zerine bağladığı, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu görünce onun sağ elini sol elinin üzerine koyduğu tasrih edildiği gibi, İbn Abbâs hadîsinde de; « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : Biz Peygamber ler cemaatı namazda sağ ellerimizi sol ellerimiz üzerine bağlamakla me'muruz, buyurdular» denilmektedir. Yalnız bu hadîs zayıftır. 2- Ellerin nasıl bağlanacağı meselesi dahi ulemâ arasında mevzuu bahis olmuştur. Bunun sıfatı sağ avucunun içini sol bileğin üzerine koymak ve bileği avucun ortasında bulundurmaktır. İsbîcabî'nin Ebû Yûsuf'tan rivâyetine göre, sağ elle sol elin bileği tutulur. İmâm Muhammed dahi ellerin böyle bağlanacağını ve bileğin avucun ortasına geleceğini söylemiştir. «el-Müfîd» nâm eserde sol elin bileği sağ elin baş ve küçük parmaklan ile tutulur diyor ki muhtar olan da budur. «ed-Dirâye» de sol bileğin büküntüsü, sağ elin avucu ile tutulur denilmiştir. İmâm Şafiî ile Ahmed b. Hanbel 'in mezhepleri budur. İmâm Ebû Yûsuf ile İmâm Muhammed'den bir rivâyete göre, sağ elin orta parmakları bil»ğin üzerine uzunluğuna yatırılır. Bilek baş ve küçük parmaklarla tutulur. Ulemâmızdan birçokları bu kavli benimsemişlerdir. 3- Ellerin nereye bağlanacağı ihtilaflıdır. Hanefîler e göre; göbeğin altına, Şâfiîler e göre göğsün üstüne bağlanır. Şâfiîler in «el-Hâvi», «el-Vasît» nâm eserlerinde ellerin göğsün altına bağlanacağı bildirilmiştir. İmâm Şafiî (rahimehüllah) İbn Huzeyme'nin «Sahîh» inde Hazret-i Vâil b. Hucr'dan rivâyet ettiği şu hadîsle istidlal eden Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber namaz kıldım. Sağ elini sol eli üzerine bağlayarak göğsü üzerine koydu». Nevevî «el-Hülâsa» adlı eserinde bundan başka delil zikretmediği gibi, Şeyh Tâkiyiddîn dahi «el-imâm» nâm eserinde bundan başka birşey söylememiştir. Hanef ilerden «el-Hidâye- sahibi Burhaneddin Merginanî: Ulemâmız bu meselede Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) İn sağ eli sol eli üzerine bağlayarak göbeğin altına koymak sünnettir, hadîsi ile ihticâc etmişlerdir» diyor. Ancak Aynî bu hadîsin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)' e isnadının doğru olmadığını, bu sözü Hazret-i Ali'nin söylediğini beyanla her iki vechin caiz olduğuna işaret ediyor. 4- Ellerin ne zaman bağlanacağı meselesine gelince; bu bâbda esas şudur: İçersinde mesnûn zikir bulunan her kıyam halinde eller bağlanır. Zikr-i mesnûn bulunmayan kıyamda eller salınır. Binâenaleyh kunut duası okurken ve cenaze namazı kılarken eller bağlanır. Fakat Rükû'dan doğrulduktan sonra ve bayram tekbirlerinin arasında eller yanlara salınır, sahih olan budur. Ebû Ali En-Nesefî ile İmâm Ebû Abdullah ve diğer bazı zevata göre, Zikr-i mesnûn bulunsun bulunmasın her kıyamda mutlak surette eller bağlanır. 5- Elleri göğsün üzerine veya göbeğin altına koymanın hikmeti ta'zimdir. Elleri göğsün üzerine koymak sünnettir, diyenler bunun huşûa daha münâsip olduğunu söylerler ve; «Bunda îman nurunu muhafaza vardır. Binâenaleyh elleri göbeğin altına bağlayıp ta avret mahallini işaret etmektense bu şekil daha münâsiptir» derler. Hanefîler ise göbeğin altına koymak daha ziyâde ta'zim ifâde eder. Namaz kılanı ehl-i kitaba benzemekten uzaklaştırır. Avret mahallini örtmeğe ve elbiseyi düşmekten muhafazaya vesile olur. Nitekim hükümdarlar huzuruna girerken dahi ayni şekilde hareket etmek âdettir. Bir de elleri göğse bağlamak kadınlara benzemektir. Binâenaleyh elleri göğse değil, göbeğin altına koymak sünnettir.» derler.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbNamaz (Salât) · 15. bâb — Namaz Kılanın İhram Tekbirinden Sonra Sağ Elini Sol Elinin Üzerine Bağlıyarak Göbeğinin Üstüne ve Göğsünün Altına Koyması, Secdede İse Ellerini Omuzları Hizasında Yere Döşemesi Bâbı
Hadis No896
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.