Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu Hadisi Buhârî «Kitâbü't - Teyemmüm» ve «Kitâbü't - Tahare»de; Ebû Dâvûd , Tirmîzi, Nesâî ve İbn Mâce «Kitabü't-Tahâre» de tahric etmişlerdir. Hadîsin birçok muhtelif rivâyetleri vardır. Kütüb-ü Sitte sahibleri onu kimi uzun kimi muhtasar olarak rivâyet etmişlerdir. Buhârî ile Müslîm'in rivâyetleri dahi muhtasardır. Bâzı rivâyetlerinde çölden bir bedevi gelerek Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) 'a sual sorduğu, keza bazı rivâyetlerinde teyemmüm için ellerin toprağa bir defa, diğer rivâyetlerinde iki defa vurulacağı zikredilmektedir. Ebû Dâvud bu hadisi n tamamını Abdurrahman b. Ebzâ (radıyallahü anh) dan rivâyet etmiştir. O rivâyetde Abdirrahman (radıyallahü anh) Şöyle deditir. «Ömer (radıyallahü anh) 'ın yanındaydım. Ona bir adam gelerek; Biz bir yerde bir veya iki ay kalıyoruz, cünüp oluyor su bulamıyoruz, dedi. Ömer: Ben su bulmadıkça namaz kılmam diye cevap verdi. Bunun üzerine Ammar ; «Ya emire'l - Mü'minin hatırlamazmısın hani seninle ikimiz develerin basındaydık. İkimiz de cünüp olduk. Ben yerde yuvarlandım. Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e gelerek bunu kendisine anlattım» da: «Sana sadece şöyle yapman yeterdi.» buyurarak ellerini yere vurmuş sonra onları üfleyerek yüzüne ve yarıya kadar kollarına mesh etmişti, dedi. Ömer: «Ya Ammar Allah'tan kork.» mukabelesinde bulundu. Ammar: «Ya emire'l - Mü'minin! İstersen vallahi ben bunu ebediyyen kimseye söylemem» dedi. Ömer: «Hayır vallahi biz senin üzerine aldığın mesuliyeti sana bırakıyoruz.» dedi. Hazret-i Ömer, Ammâr (radıyallahü anh) 'a «Allahtan kork» ihtarını yapmakla rivâyet ettiğin hadise dikkat et! Belki unutmuşsundur, ihtimal bunu başka bir hadîsle karıştirmışsındir, demek istemiştir. Ammâr (radıyallahü anha) dahi «İstersen bunu kimseye söylemiyeyim» diyerek şayet söylememekde bir maslahat varsa söylemiyeceğini, çünkü Emirü'l-Mü'minine itaatin kendisine borç olduğunu anlatmıştır. Hazret-i Ammâr (radıyallahü anh) âzâdlılardan ve Bedr gazasına iştirak eden Ashâb-ı Kiramdandır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onu Hazret-i Huzeyfe ile kardeş kılmıştır.