Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu rivâyetleri Buhârî «Kitâbu's-Salât» ile «Kitâbu'l-Enbiya»'da tahric etmiştir. Hicr: Semûd kavminin yaşadığı yerlerdir. Ki Şam'la Medine arasına düşer. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ordusuyla Tebûk gazasına giderken buradan geçmiş ve Allah'ın hışmına uğrayarak helâk olan bu kavmin memleketine uğramayı ashabına yasak etmiş, oraya girerlerse ağlayarak girmelerine müsaade buyurmuştu. Semûd kavmi Salih (aleyhisselâm) ’ın ümmetidir. Bunlar Hazret-i Sâlih'e isyanları sebebiyle Allah'ın gazabına uğrayarak helâk olmuşlardı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ümmetinin de bu yere girerlerse bir musibete duçar olurlar endişesiyle oraya girmelerini yasak etmiş, mutlaka girmek icab ediyorsa ağlamalarını emir buyurmuştu. Bunun sebebi ağlamanın düşünüp ibret almaya müncer olmas;dır. Ağlamayı emir âdeta ibret almayı emir gibidir. Böyle bir kavmin yurtlarından geçerken onların hallerini düşünmemek ve ibret almamak ihmalkârlık hususunda onlara benzemek olur. Ve bilmelice kalb katılaşır, onların amellerini işleyerek akıbetlerine uğramak mümkündür. Bu hadîsler murakabeye zâlimler diyarından geçerken, onlardan ibret almaya teşvik etmektedirler. Nitekim Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Müzdelife'den Mîna'ya dönen hacıların Muhassir vadisinden geçerken sür'atle yürümelerini emir buyurmuştu. Çünkü Astı abı Fil denilen Ebrehe ordusu burada helâk edilmişti. Binâenaleyh böyle yerlerden geçerken murakabeye ve tefekküre dalarak, Allah'ın hışmından korkmak, ağlamak ve orada helâk olanlardan ibret alarak Allah'a sığınmak icab eder. Hadîs-i şerifte bundan maada şu fâideler vardır: 1- Hıcr kuyularının sularını kullanmak memnudur. Bundan yalnız deve kuyusu müstesnadır. 2- Bu kuyuların suyu ile karılan hamur hayvanlara yedîrilir. 3- İnsana menedilen bir yiyecek hayvana yem olarak verilebilir. 4- Zâlimlerin su kuyularından kaçınmalı, sulehanın kuyularından su alarak teberrük etmelidir.