حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ إِدْرِيسَ، يَقُولُ سَمِعْتُ الأَعْمَشَ، يَرْوِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي نَخْلٍ يَتَوَكَّأُ عَلَى عَسِيبٍ . ثُمَّ ذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ عَنِ الأَعْمَشِ وَقَالَ فِي رِوَايَتِهِ وَمَا أُوتِيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً .
Bu kayıttaki metin
Bize Ebû Saîd El-Eşecc rivâyet etti. (Dedi ki) : Abdullah b. İdris'i şöyle derken işittim. Ben A'meş'den dinledim. Bu hadîsi Abdullah b. Mûrra'dan, o da Mesruk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivâyet ediyordu. Abdullah Şöyle dedi: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir hurmalık içindeydi. Bir hurma dalma dayanıyordu... Sonra râvî yukarkilerin A'meş'den rivâyet ettikleri hadîs gibi nak-letmiştir. O rivâyetinde: «Size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.» demiştir. Bu hadîsi Buhârî «İlim», «Tevhid», «Tefsir» ve «İ'tisam» bahislerinde; Tirmizî ile Nesâî «Tefsir» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tirmizî: «Bu hadîs hasen sahihtir.» demiştir. Mârâbeküm : Tâbiri, sizi ona sual sormaya ne şevketti? mânâsına geldiği gibi: Size bu hususta şüphe veren odur ki, ona sormaya muhtaç oluyorsunuz? mânâsına da gelebilir. Bazıları bu hadîsdeki «Eskete» kelimesine sükût buyurdu, mânâsı vermiş. Bir takımları boynunu önüne eğdi, diğerleri de, ondan yüz çevirdi, demişlerdir. Ma'zirî diyor ki: «Ruh ve nefis hakkında söz söylemek en derin ve ince meselelerdendir. Bununla beraber insanlar bu babda çok söz söylemiş, birçok eserler te'lif etmişlerdir. Ebû'l-Hasen El-Eş'arî ruh, giren-çıkan nefestir, demiş; İbn Bâkıllâni, Eş'ari'nin söylediği ile hayat arasında mütereddit bir şeydir, demiş; bir takımları ruhun lâtif bir cisim olup, zahirî cisimlere ve a'zaya iştirak ettiğini söylemiş, bazıları da: Ruhu Allah'dan başka kimse bilmez, demişlerdir. Cumhûr a göre, ruh malûmdur. Onlar da bu kaviller üzerinde ihtilâf etmiş; kimisi ruh kandır, demiş; bazısı daha başka bir şey söylemiştir. Âyet-i kerîme'de ruhun bilinmeyeceğine, onu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bilmezliğine delil yoktur. O ancak âyet-i kerîmedeki beyanatla cevab vermiştir.» Ruhla nefsin aynı şey olup olmadığı da ihtilaflıdır. Esah olan kavle göre bunlar ayrı ayrı şeylerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com