Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Nevevî ’nin beyânına göre bu hadîs Hazret-i Ebû Hüreyre'den rivâyet olunan bir hadîs manasındadır. Ebû Hüreyre hadîsinde: «Herkesin cennette bir yeri ve cehennemde bir yeri vardır. Mü'min cennete girdiği vakit onun yerine cehenneme kâfir girer.» buyurulmuştur. Fikâk veya Fekâk: Kurtuluş ve fidye demektir. Kâfirin mü'min için cehenneme fidye olması: Sen cehenneme girmeyi gerektiren işler yapmıştın, işte senin fidyen budur, manasınadır. Çünkü Allahü teâlâ cehennemi dolduracak muayyen bir sayı takdir buyurmuştur. Kâfirler küfürleri sebebiyle cehenneme girince, müslümanlarm fidyesi mânâsına gelirler. , Müslümanların günahlarını bağışlayıp, o günahları Yahûdilerie Hıristiyanların üzerine yükleme meselesine gelince; buradaki yüklemek tâbiri mecazdır. Yahûdilerle hıristiyanların üzerine yüklenecek günahlar müslümanlarm değil, küfür ve isyan sebebiyle kazandıkları kendi günahlarıdır. Teâlâ Hazretleri müslümanlarm günahlarını affedince, kâfirlerin günahları kalacak ve onlar sanki iki fırkanın günahlarını yüklenmiş gibi olacaklardır. Şu da bir ihtimaldir: Kâfirlerin açtığı kötü bir çığırdan bazı müslümanlar da gidecek, fakat Allah'ın affına mazhar olacaklar; çığırı açan kâfirlere ise o günahların misli yüklenecektir. Bu babdaki hadîsi biraz Önce görmüştük. Hazret-i Ömer b. Abdi’l-Aziz'in Saîd b. Ebî Bür-d e'ye üç defa yemin ettirmesi, kalbi mutmain olmak içindir. Zira bu büyük müjdeye pek sevinmiş, bu hususta bir şüphesi yahut hata ve unutma endişesi olup olmadığını denemek için yemin ettirmiş; o da yemin edince kalbi mutmain olmuştur. Filhakika Ömer b. Abdi’l-Aziz ile İmâm Şafiî 'nin: «Bu hadîs müslümanlar için en ümit bahş hadîs-dir » dedikleri rivâyet olunur. Ki, İmâm Nevevî : «Hadîs onların dedikleri gibidir. Çünkü onda her müslümanın bir fidyesi olacağına sarahat vardır. Fidye umûmî olarak zikredilmiştir.» diyor.