Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Buradaki kuvvetten murâd nefsin azimet ve niyeti ve âhiret hususundaki düşüncedir. Bu sıfatı hâiz olan bir kimse cihadda düşmana karşı daha atılgan, ona hücumda daha sür'atli, emr-i bilma'ruf hususunda daha azimkar, eziyetlere sabır hakkında daha metanetli olur. Namaz, oruç gibi ibâdetler hususunda da neşâtı çok olur. «Her birinde hayır vardır...» cümlesinden murad; kuvvetli mü'minde de, zayıf olanda da hayır vardır, demektir. Çünkü iman ve ibâdet hususunda müşterektirler. Fayda verecek şeye çaba göstermekten maksat Allah'a taâttır. Âciz olmanın mânâsı Allah'a taât ve ondan yardım dileme hususunda tenbellik etme, demektir. Ulemâdan bâzılarına göre şöyle yapsam şöyle olurdu... demenin yasak edilmesi, o işin olacağına itikat edenler hakkındadır. Fakat bununla o işi Allah'a havale etmeyi isteyen bu hükümde dâhil değildir. Delili Hazret-i Ebû Bekr'in mağarada iken ; «Eğer müşriklerden biri basını kaldırmış olsa, mutlaka bizi görürdü... sözüdür. Ancak Kâdî îyâz bu sözün bir hüccet olamıyacağını; çünkü Hazret-i Ebû Bekr'in istikbâle ait bir şey haber verdiğini, bunda kaderi red dâvası olmadığını söylemiştir. Kâdî Iyâz diyor ki: Bence hadisin mânâsı umumi bir nehydir. Lâkin bu nehiy tenzih içindir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in zira lev kelimesi şeytanın ameline yol açar. Yani şeytan kadere çatmayı kalbe telkin eder. Bu hususta vesvese verir sözü de bunu gösterir.» Nevevî 'ye göre ise hadîsten anlaşılan zahirî mânâ eğer kelimesinin faydasız yerlerde kullanılmamasıdır. Ve nehy tenzih içindir. Ama bir kimse bunu Allah'a yapılacak bir taât fırsatını kaçırdığı için söylerse zararı yoktur. Kelimenin hadîslerde ekseriyetle mânâsı buna hami olunur.