Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Edeb» ve «Tefsir» bahislerinde; Tirmizî «Tefsir» de; Nesâî «Siyer» ile «El-yevm ve’l-leyle» ve «Tefsir» bahislerinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Kes': Bir kimsenin kıçına elle veya ayakla vurmaktır. Zikri geçen kavga Beni Mustalik gazasında olmuştur. Kavga eden muhacir Cehcah b. Kays, ensârî de Sinan b. Vebra'dır, Zehcah , Hazret-i Ömer'in maiyetinde olup, onun atını yedermiş. Bu sata İbn Saîd El-Gıfârî de denilir. Katâde'nin rivâyet ettiği mürsel bir hadîsde şöyle denilmektedir: «Onlardan büyük bir münafık şunu söyledi: Bunların misâli öbür adamm Iköpeğini semizlet de seni yesin, dediği gibidir.» Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bu kavgaya câhiliyet dâvası demesi, ondan hoşlanmadığı içindir. Çünkü tarafların kabilelerini yardıma çağırmaları hakikaten câhiliyet devrinden kalma bir âdet idi, Câhiliyet devrinde Arablar birbirlerinden haklarını almak için akraba ve kabilelerini yardıma çağırırlardı. İslâmiyet bu âdeti iptal etmiş, dâvaların hallini şer'î hükümlere bağlamıştır. Bir insan başkasının hakkına tecavüz ederse, haklıyı haksızı hâkim ayırır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in bu kıssanın sonunda: «Zararı yok...» buyurması: Bu kıssadan benim korktuğum şiddet hâsıl olmadı manasınadır. Çünkü fitne ve fesadı mûcib olacak câhiliyet gaşalığı zuhur edeceğinden endîşe duymuştu. Hadîs-i şerîf Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sâhib olduğı sabır ve tahammülü göstermekte ve daha büyük mefsedetlere sebep olacak bazı yolsuzluklara sabır gerektiğine işaret etmektedir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) dâima müslümanlarm. kalblerini yatıştırmaya çalışır. Müslümanlığın kuvvet bulması, imanın kalblere yer etmesi için bedevilerle münafıkların gösterdikleri kabalıklara sabreder, bu maksatla onlara bol bol ihsanlarda bulunurdu. Münafıkları da bundan dolayı öldürmemişti. Kâdî Iyâz bu hükmün neshedilip edilmediği hususunda ulemânın ihtilâf ettiklerini söylemiştir. Bazıları: «Münafıkların affedilmesi nifaklarını meydana çıkarmadıklarındandır. Nifakları zuhur ederse Öldürülürler.»: demişlerdir.