Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-Edeb»'de; İbn Mâce «Kitâbu'l-Vasâyâ»'da tahric etmişlerdir, Hadîsdeki sahabeden murad; sohbet yani bir kimsenin hizmetinde bulunmaktır. Bazıları Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e gelen adamın Muâviye b. Hayyide olduğunu söylemişler. «Çünkü Buhârî (El-Edebü'l-Müfred) adlı eserinde onun hadîsini rivâyet etmiştir.» demişlerse de, Aynî bu babda birçok hadîsler vârid olduğunu, hepsinin buradaki rivâyete benzediğini, binâenaleyh gelenin Muâviye olduğu tayin edilemiyeceğini söylemiştir. Hadîs-i şerîf akrabaya iyilikte bulunmaya teşvik etmekte, bunların başında annenin geldiğini, sonra baba ve derecelerine göre diğer yakınların onu takip ettiğini bildirmektedir. Ulemâ bunun sebebini şöyle izah ederler: Annenin başta gelmesi; çocuğu uğrunda birçok meşakkatlere katlanmasından, onu doğururken, emzirirken ve terbiye ederken pek çok yorulmasındandır. «Elmirkat» nâm eserde şöyle deniliyor: «Kur'ân-ı Kerîm»'de: Annesi onu meşakkatle taşımış, meşakkatle doğurmuştur. Onun ana karnında bulunmasıyle sütten ayrılması müddeti otuz aydır, bu-yurularak annenin bu üç hakkına işaret olunmuştur. Yani; üç şey mukabilinde üç şey anneye mahsusdur ki, bunlar da; hamilelik çilesi, doğurma meşakkati ve emzirme mihnetidir. Bundan dolayı Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) anneye hizmeti üç defa tekrar etmiştir. Muhasibi iyilik ve hizmet hususunda annenin, babadan önce geldiğine ulemânın ic-mâını nakletmiştir. Fakat Kâdî Iyâz ’ın beyânına göre bu babda ulemâ arasında hilaf vardır. Cumhûr annenin üstünlüğüne kail olmuş, bazıları iyilik ve hizmet Bâbında anne ile babanın müsavi derecede hak sahibi olduklarını söylemişlerdir. Bu kavil İmâm Mâlik 'e de nisbet edilmiştir. Fakat Nevevî bu sarih hadisler karşısında doğrunun birinci kavil olduğunu söylemektedir. Kâdî Iyâz diyor ki: «İyilik hususunda anne ile babanın haklarının başkalarından daha kuvvetli olduğuna ulemâ ittifak etmişlerdir. Bazıları Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)' in: «Sonra en yakının! En yakının!» buyurmasına bakarak dedelerle kardeşler arasında tereddüt göstermişlerdir...» Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Evet! Baban hakkı için...» sözünden yeminin hakikati kastedilme-miştir. Bu kelime sözü perçinlemek için dile gelivermiştir. Nitekim evvelce de görmüştük.