Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî ile Nesâî «Kitâbu'z-Zekâ'da tahric etmişlerdir. Buhârî 'nin rivâyetinde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in zevcelerinden bazılarının ona: Bizim hangimiz sana önce kavuşacak? diye sordukları, onun da: «Kolu en uzun olanınız...» cevabını verdiği, sonra bir kamışla birbirlerinin kollarını ölçtükleri ve neticede Sevde binti Zem'a'nın en uzun kollu çıktığı bildirilmektedir. Fakat Nevevî , Hazret-i Sevde'nin burada bir vehm olarak yanlışlıkla zikredildiğini, bunun brlicma bâtıl olduğunu söylemiştir. Yine Nevevî 'nin beyânına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kendisinden sonra hayatta kalan zevcelerinden ilk vefat edeni Hazret-i Zeyneb'dir. Bâbımızın hadîsinden de anlaşıldiğı vecihle kıssanın sahibi odur. Ezvac-ı Tâhirat Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sözünü hakikî mânâya hamlederek birbirlerinin kollarını kamışla ölçmüşler. Hazret-i Sevde'nin kolları hepsinden uzun gelmiştir. Halbuki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in muradı azanın uzunluğu değil, sadaka vermektir. Bu hususta kolu en uzun olan ise Hazret-i Zeyneb'dir. Arablar bir kimsenin cömertliğini ifade etmek için filânın kolu uzundur yahut eli uzundur, derler. Cimriliğini anlatmak için de: Filânın eli veya kolu kısadır tâbirini kullanırlar. Lisânımızda eli uzundur tâbiri, hırsızlık eder mânâsında kullanılır. Cömertliğini anlatmak için biz «Filânın eli açıktır», cimriliği için de «Eli sıkıdır» gibi tâbirler kullanırız. Filhakika Zeyneb binti Cahş (radıyallahü anh) el işleri yapar, kazandığını Allah yolunda tasadduk ederdi. Bu husûsda Ezvâc-ı Tâhirat içerisinde temayüz etmişti. Nitekim hepsinden evvel o vefat etmiş, bu suretle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bu mucizesi de anlaşılmıştır.