Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «İmân» bahsinin beş yerinde «Megâzî», «Ahkâm», «Vufûdü'l-Ensâr» ve «Hudûd» bahislerinde tahrîc ettiği gibi, Tirmizî ile Nesâî dahi rivâyet etmişlerdir. Bey'at ve mubâyea: Muâhade yapmak demektir. Bu kelimeler alışveriş» mânâsına gelen «bey'at»dan alınmıştır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in bey'at edenlere sevâb va'dinde bulunması, onların da itaat edeceklerine söz vermeleri alış-verişe benzetilerek aralarındaki sözleşmeye bu isim verilmiştir. Nakib: Bir kavmin önderi, kefili mânâsına gelir. Resûlü llah (sallallahü aleyhi ve sellem) Akabe denilen yerde kendisine bey'at eden cemaatin her ferdini kendi kavim ve kabilesine nakîb ta'yûı etmişti. Bu zevat on iki kişi olup hepsi Ensârdandılar. Hazret-i Ubâde de onlardan biri idi. Vazifeleri, kavimlerini İslâm'a da'vet ve şartlarını onlara öğretmekti. Ubâde (radıyallahü anh) birinci ve ikinci Akabe bey'atlarında ve Bey'atü'r-Ridvân’da, Bedir, Uhud gazalarında bulunmuş; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile bütün muharebelere iştirak etmiş bir sahâbi-i celîldir. Filistin'e ilk defa kadı tayîn edilen odur. 34 tarihinde orada vefat etmiştir. Kabri Kudüs'tedir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den 181 hadîs rivâyet etmiştir. Hadîsin birinci rivâyetinde: «Kim bunlardan birini yapar da o sebeple cezalanırsa bu da onun için keffârettir.» buyuruluyor. İşaret Duyurulan yasakların başında şirk zikredilmiştir. Acaba şirkten dolayı verilen ceza —ki ölümdür— sahibine keffâret olacak mıdır? Bu sualin" cevabını Nevevî 'den dinleyelim. Nevevî şöyle diyor: «Bu hadîs âmm-i mahsustur. Tahsisin yeri de: «Kim bunlardan birini yapar da... ilâh, cümlesidir. Bu cümleden murâd: Şirkten maadasıdır. Yoksa şirk affedilecek değildir ki, ona verilecek ceza sahibine keffâret olsun!» Evet! Şirkin affedilmiyeceği "Şüphesiz ki Allah, kendisine sirk koşulmasını affetmez !" âyet-i kerîmesi ile bildirilmiştir. Binâenaleyh mürteddin öldürülmesi asla ona keffâret olamaz. Allâme Aynî bu hadîsin icma'la tahsis edilmiş olabileceğini de söylüyor. Yahut ona göre hadîsteki ismi işaret şirkten geri kalan günahlara râci'dir.