Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî Sûre-i Ahzâb'ın tefsiri ile «Talâk» bahislerinde, Tirmizî «Tefsîr»de; Nesâî «Nikâh»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Müfessirlerin beyanına göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in zevceleri ondan dünyalık ve bol nafaka istemişlerdi. Birbirlerini çekememeleri de ona girân geliyordu. Bu sebeple bir ay onları terketmiş; ilâ yapmıştı. Bu müddet zarfında ashâb-ı kirâmının yanlarına da çıkmamıştı. Hadîste zikredilen âyetler bunun üzerine nâzil oldu. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in zevcelerini ne hususta muhayyer bıraktığı ihtilaflıdır. Hasan-ı Basrî ile Katâde'ye göre bu muhayyerlik boşanma hususunda değil, dünya ile âhiretten birini tercih içndi. Dünyayı tercîh ederlerse Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendilerinden ayrılacak, âhireti dilerlerse ayrılmayacaktı. Bazıları muhayyerliğin boşaımakla boşanmamak arasında olduğunu söylemişlerdir. Hazret-i Âişe ile Mücâhîd, Şa'bî ve Mukaatil buna kaildirler. O zaman Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in nikâhı altında, beşi Kureyş kabilesinden olmak üzere dokuz zevcesi vardı. Bunlar: Âişe binti Ebî Bekr, Hafsa binti Ömer, Ümmü Habîbe binti Ebî Süfyân, Sevde binti Zem'a, Ümmü Seleme binti Ebî Üıneyye, Safiyye binti Huyey, Meymûne binti Haris, Zeyneb binti Cahş ve Cüveyriye binti Haris (radıyallahü anhûma) hazerâtı idiler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in tahyîr işine Hazret-i Âişe 'den başlaması onun faziletinden dolayıdır. Nevevî diyor ki: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Hazret-i Âişe 'ye: — Annenle babandan emir almadan cevap vermeye acele etmeyebilirsin; demesi, ona ve ebeveynine karşı beslediği şefkatten ve Âişe (radıyallahü anha) ’nın kendisinden ayrılmaması için onlara nasihat murâd etmesindendir. Çünkü Hazret-i Âişe nin yaşça küçük ve tecrübesiz olması do-layisiyle ayrılmayı ihtiyar etmesinden çekiniyordu. O bunu ihtiyar ederse kendisini bırakmak vâcib olacak, bu suretle hem Âişe , hem ebeveyni ve ona uyan diğer zevceleri zarar görecekti.» Hadîs-i şerîf Hazret-i Âişe ile diğer ezvâc-ı tâhirâtın menkıbelerine, hayırlı işlere şitâba, âhiret umurunu dünya işlerine tercihe, insanın arkadaş veya dostuna nasîhatta bulunmasına ve bu babta âhireti için daha faydalı gördüğü hususu Ön plâna alması lüzumuna delâlet etmektedir.