Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «ikâh» bahsinde tahric etmiştir. Yatağa çağırmaktan murad cimâ'dır. Hadîsin zahirine bakılırsa sabahlayıncaya kadar kaydından bunun geceye mahsus olduğu zannedilirse de maksad gece veya gündüz her ne zaman cima'a davet ederse demektir. Nitekim rivâyetlerin birinde «sabahlayıncaya kadar» ibaresinin yerine «dönünceye kadar» denilmiş, diğerinde de «kocası razı oluncaya kadar» buyrulmuştur. Müslim sarihlerinden Übbî'nin beyânına göre bu hadîsin bir rivâyetinde geçen «Semâ» lâfzından murâd yükseklik ve celâldir. Zira Allahü teâlâ hazretlerini zaman ve mekân ihata edemez. Bazıları burada «semadaki» tâbirinden Allah ile melekler kasdedilmiştir. Bu babda İbn Huzeyme ile İbn Hibbân, Hazret-i Câbir'den şu hadîsi tahric etmişlerdir: «Üç kişi vardır ki, bunların ne namazları kabul olunur, ne de bir hayırları semaya çıkar. Bunlar evine dönmedikçe kaçak köle, ayılmadığı müddetçe sarhoş ve kocası razı olmadıkça kocası kendisine dargın olan kadındır.» Burada kocasının dâvetine icabet ve ona itaat etmeyen kadına hangi meleklerin lanet edecekleri suâli hâtıra gelebilir. Bunların ya Hafaza melekleri yâhud başkaları olmaları ihtimal dahilindedir. Çünkü Allahü teâlâ hazretleri pek çok melek nevileri yaratmıştır. Bunlardan bazıları yağmurlara, rüzgârlara, bulutlara; diğerleri kabirde suâle, bir takımları zikir meclislerini teftişe; bir kısmı da muhtelif işlere vekâlet ederler. Meleklerin laneti kadının Özürsüz cima'dan imtina' edemiyeceğine delildir. Bu babda kadının hayızlı olması bile şer'an Özür değildir. Çünkü kocası cima'dan başka bir suretle ondan istifade edebilir. Hadîsten murâd: Lanetin sabaha kadar devam etmesi, fecrin doğmasiyle yahud kadının yaptığına pişman olarak kocasının yatağına dönmesiyle zeval bulmasıdır.