Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Hacc, Meğâzî ve îsti'zân» bahislerinde muhtelif râvilerden tahrîc ettiği gibi Ebû Dâvûd , Tirmizî , Nesâî ve İbn Mâce dahi «Hacc» bahsinde yine muhtelif râvilerden rivâyet etmişlerdir. Hadîsin isnadında ihtilâf edilmiştir. Sahih olan kavle göre hadîs-i şerif mürseldir. Çünkü Veda haccında Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i İbn Abbâs'ı ailesinin zayıf olanlarıyle birlikte geceleyin Müzdelife'den Mina'ya göndermiş; kendisi de bayram sabahı Fadl b. Abbâs'ı terkisine alarak yola çıkmıştır. Binâenaleyh İbn Abbâs (radıyallahü anh) hâdiseyi gözüyle görmemiş Fadl'dan işitmiştir. Nitekim bundan sonraki rivâyette bu cihet tasrîh edilmiştir. Hazret-i İbn Abbâs’ın vak'ayı birkaç kişiden işitmiş olması da mümkündür. Yalnız kimden işittiğini bu rivâyette tasrîh etmemiştir. Fadl. (radıyallahü anh) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in amcası Abbâs b. Abdil muttalib'in oğludur. Redîf: Hayvan üzerinde bulunan bir kimsenin arkasına oturandır. Buna lisânımızda terkisine almak denir. İbn Mendeh'in beyânına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in terkisine aldığı zevatın sayısı otuz küsuru bulur. Has'am: Yemen'de bir kabilenin adıdır. Bir rivâyette suâl soran ka-dınm Cüheyne kabilesine mensûb olduğu bildirilmiştir. «Et-Tev-dîh» nâm eserde mezkûr kadının Gâsiye yahut Gâyise olması ihtimâlinden bahsedilmiştir. Soranın erkek mi kadın mı ve keza suâlinin, babaya mı anneye mf yahut kardeşe mi ait olduğu, hadîsin muhtelif rivâyetlerinde muhtelif şekillerde beyân edilmiştir. Sahîh olan rivâyetlerin ekserisine göre suâli soran kadındır ve babası nâmına hacetmenin hükmünü sormuştur. İbn Hibbân’ın rivâyet ettiği İbn Abbâs hadîsine göre suâl soran erkektir ve babası nâmına haccetmeyi sormuştur. Tirmizî 'nin tahrîc ettiği Büreyde hadîsinde bir kadının annesi nâmına hacc edip edemiyeceğini sorduğu bildirilmektedir. Bu rivâyetlerin arasını bulmak için Şeyh Zeynü'd-Dîn suâlin müteaddid defalar sorulduğuna kaail olmuştur. Bu takdirde bir defa Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e bir kadın babası nâmına hacc edip edemiyeceğini, başka defa diğer bir kadın annesi nâmına kezâlik ayrı ayrı zamanlarda bir adam annesi nâmına, diğer biri babası nâmına, üçüncü bir zât kardeşi nâmına hacc edip edemiyeceklerini sormuşlar demektir. Sünen sahiplerinin rivâyetlerine göre erkeklerden bu hususta suâl soranlar Husayn b. Avf ile Lakît b. Âmir'dir. Kadınlardan suâl soranların isimleri belli değildir.