Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Haco bahsinin bir-iki yerinde, Ebû Dâvûd , Tirmizî , Nesâî ve İbn Mâce dahi «Hacc» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Ebû -A'b dir rahman: Hazret-i Abdullah b. Mes'ûd'ün künyesidir. Hazret-i Abdullah'ın hiç bir sebep yokken yemîn etmesi, sözünü, te'kîd içindir. Abdurrahmân b. Yezîd'in söylediklerini işitince halkın vadinin üstünden taş atmaları gücüne gitmiş, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in fiiline muhalif olan bu işi şiddetle reddetmiştir. Bütün Kur'ân sûreleri Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e indirildiği hâlde İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) ’in yemininde yalnız Bakara sûresini anması: Hacc ibâdetlerinin ekserisi bu sûrede olduğu içindir. İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) bu sözüyle: «Kendisine Hacc menâsikî indirilen ve şeriatın me'hazi olan Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) taşlan işte buradan attı. Ona tabî olmak daha lâyıktır.» demiş gibidir. Hadîsin ikinci rivâyetinde A'meş'in «Haccâc'dan işittim.» diyerek'yaptığı rivâyet, onun hatâsını göstermek içindir. Yoksa ondan hadîs -rivâyet etmek istememiştir. Çünkü Haccâc buna ehil değildi. Haccâc’ın hatâsı «Sûre-i Bakara, Sûre-i Nisa ve Sûre-i Âl-i İm-rân.» demeyip; «içinde Bakara zikredilen sûre, içinde Nisa zikredilen sûre ilâh...» şeklinde konuşmasıdır. Bilâhara A'meş bunu İbrahim Nehaî'ye haber vermiş; İbrahim , Haccâc'a söverek hatâsını göstermiş ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in güzîde ashabından Abdullah b. Mes'ûd hazretlerinin dahi: «Sûre-i Bakara.» dediğini isbât etmiştir. Kâdi İyâz diyor ki: «Eğer Haccâc (Kur'ân'ı Cibrîl'in sıraladığı gibi sıraya koyun!) sözünden muradı: Âyetleri her sûreye bugün Mushaf'ta olduğu şekilde dizin, demek ise zâten icnıâ-ı müs-limîn ile sabittir ki âyetleri Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz te'lîf ve tertîb buyurmuşlardır. Şayet sûrelerin tertibini kastediyorsa fukahâ ile kurrâdan bâzılarının kavilleri bu merkezdeyse de muhakkılardan bir cemâat bunu kabul etmemiş: «Sûrelerin tertibi, tevkîfî değil; ümmetin içtihadı ile olmuştur.» demişlerdir. Ebû’l. Fadl'a göre Haccâc'in Sûre-i Nisâ'yı ÂH İmran sûresinden önce zikretmesi: Sözünden, âyetlerin sırasını kasdettiğine delildir. Çünkü Haccâc , Hazret-i Osman'in Mushafına tabî olur, ona muhalefette bulunmazdı. Cemre: Ufak taşların toplandığı yerdir. Cemre-i Akabe den murâd: Büyük cemredir. Bu yer: Mina'nın Mekke tarafındaki hududunda olup Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Hicret için Ensârla bey'at akdettiği yerdir.