Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu Taksîri's-Salât»da; Nesâî «Hacc» bahsinde tahrîc etmişlerdir Ulemânın beyânına göre Muharrem’i Safere çevirmek, câhiliyet devri Araplarmın «Nesi1» denilen âdetiydi. Muharrem'e Safer adım vererek, onu helâl îtikaad ederler; Muharrem ayının hürmetini Safer'den sonraya bırakırlardı. Bunu arka arkaya üç haram ay gelip de yapacakları baskın ve yağmalara manî olmasın diye yaparlardı. . «Bere iyileşip eser kalmadığı vakit.» sözlerinden murâd: Develerin sırtında yük taşımaktan Kasıl olan berelerin düzelmesi ile yollardaki deve izlerinin kaybolmasıdır, Haccdan döndükten bir müddet sonra bunlardan eser kalmazdı. Araplar bu sözleriyle seci' yapmak istedikleri için cümlelerin sonunda durulacağına işaret olmak üzere kelime sonlan sakin okunmuştur. Rivâyetlerin birindeki «On günler»den murâd: Zi’l-Hicce'-nin başından itibaren on günüdür. Yani Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke'ye Zi’l-Hicce'nin dördünde gelmiştir. Nitekim diğer rivâyetlerde bu cihet tasrîh olunmaktadır. Zûtavâ: Mekke'ye yakın bir vâdîdir. Tava kelimesi: «Tuvâ» ve «Tivâ» şekillerinde de okunabilirse de meşhur olan kıraati «Tavâ»dır. Bunu Kur'ân-ı Kerîm'deki: Mukaddes «Tuvâ» vadisi ile karıştırmamalıdır. O vâdî Şam'da Tûr dağına yakın bir yerdedir. Hazret-i Enes (radıyallahü anh) 'dan rivâyet olunan bir hadîsde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in haca esnasında Mekke'de on gün kaldığı bildirilmektedir. Bu hadîsde Mekke'ye Zi'l-Hicce'nin dördünde vardığını görüyoruz. Bu on gün şöyle tamamlanmıştır: Pazar günü Zûtavâ'ya varmışdır. O sene Zi’l-Hicce'nin ilk günü Perşembe'ye tesaadüf ettiğinden, Pazar'dan Perşembe'ye kadar Mekke'de kalmış, Perşembe sabahı Mina'ya gitmiş, o günü ve Cuma gecesini Mina'da geçirdikten sonra Cum'a günü zevalden sonra Arafât'a varmış, orada da güneş kavuşuncaya kadar kalmış, Cumartesi gecesi Müzdelîfe'ye dönmüş, sabah namazına kadar orada kaldıktan sonra Cumartesi günü güneş doğarken Mina'ya dönmüştür. O gün Kurban Bayramı'dır. Cemre-i Akabe'de taşlan attıktan sonra aynı gün Mekke'ye dönmüş, zevalden önce Beyt-i Şerifi tavaf ederek yine aynı gün Mina'ya gelmiş ve orada Cumartesinin kalan kısmıyla Pazar, Pazartesi ve Salı günlerini geçirmiştir. Teşrik günlerinin sonu olan Salı günü öğleden sonra El-MuhassaVa gelmiş, orada öğle namazını kılmış ve Çarşamba gecesini geçirmiştir. Hazret-i Âişe 'nin kardeşi Abdurrahmân ile Ten'îm'den ömre yaptığı gece: bu gecedir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bundan sonra Çarşam"ba günü sabah namazından evvel veda tavafını yapmıştır. Bu Çarşamba ayın ondördüne tesadüf etmektedir. Bu suretle Enes (radıyallahü anh) hadîsinde zikredildiği gibi Mekke'de on gün kalmış olur. Bundan sonra Mekke'ye müteveccihen hareket etmiştir. Hadîs-i Şerîf, aynen, yukardaki rivâyetlerde olduğu gibi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ihramı ömreye tebdil ettirdiğini bildirmektedir. Ulemânın bu husustaki kavillerim geçen rivâyetlerde görmüştük.