Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Hacc» bahsinin müteaddiı yerlerinde tah-rîc etmiştir. Rivâyetlerin mecmuundan anlaşılıyor ki vak'a, Haccâc-ı Zâlim'in Mekke üzerine yürüyerek Abdullah b. Zübeyir ile harp ettiği senede geçmiştir. Haccâc-ı Zâlim: Irâkeyn vâlisiydi. Bu harbin sebebi: Hazret-i Abdullah b. Zübeyir'in Abdülraelik b. Mervân'a bey'at etmemesidir. Abdülmelik halife olmuş; Hazret-i Abdullah'ı kendisine taey'ata davet etmişti. Abdullah (radıyallahü anh) bunu kabul etmeyinde Abdülmelik, Haccâc'ı ordusuyla Mekke'ye gönderdi. Bu vak'a, târihte meşhurdur. Ve hicretin 72. yılında vukûbulmuştur. Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) tam bu sırada haccetmek istemiş; oğullan Abdullah ile Salim, bu işi tehlikeli görerek kendisini o sene hacedan vazgeçirmeye çalışmışlardır. İbn Ömer (radıyallahü anh) ise Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Hudeybiye vak'asındaki hâlini nazar-ı itibâra alarak niyetinden dönmemiştir. Hudeybiye vak'ası Hicretin 6. senesinde olmuştur. Müşrikler, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in haccına manî olmuş, o da ihramdan çıkarak kurban kesmiş ve traş olmuştu. Bu da Ömreye niyet eden bir kimsenin muhasara zamanında hacc-ı ifrâd yapanlar gibi ihramdan çıkabileceğini gösterir. Hazret-i İbn Ömer'in niyetle iktifa etraiyerek şahit davet etmesi, kendisine uymak isteyenlere keyfiyeti bildirmek içindir. Beydâ: Mekke ile Medine arasında Zü’l-Huleyfe'ye yakın bir yerdir. Esasen bir çölden ibarettir. Kudeyd dahi: Mekke ile Medine arasında bir yerdir. Bu isim aslen orada bulunan bir suya verilmiş olup. sonradan bu mevkiye teşmil edilmiştir. Hadîs-i şerîf, hacc-ı kıran için bir tavafla bir sa'y kâfidir diyenlerin delillerindendir. İmâm Şafiî 'nin mezhebi de budur. Hanefiîler'e göre hacc-ı kıran için mutlaka iki tavaf ve iki sa'y lâzımdır. Delilleri Hazret-i Alî hadîsidir. Mezkûr hadîse göre Ali (radıyallahü anh) hacc ile örmeyi beraber yaparak, her ikisi için ayrı ayrı tavaf ve ayrı ayrı sa'y yapmış; sonra: «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i böyle yaparken gördüm.» demiştir. Bu hususta ulemânın sözleri çok ve uzundur.