Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu Hadisi Buhârî «Kitâbul-Vudu'» ve « Kitâbu’l-Libas »da, Ebû Dâvud «Kitabu'l-Hacc»da, Tirmizî «Şemail» de, Nesâî «Kitâbul-Tahâra»da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Rüknü Yemâni:Kabe'nin köşelerinden Hacer-i Esvea'in bulunduğu köşedir. Bu köşe Irak tarafına baktığı için ona «RÜkn-ü Irâki» dahi derler. Bâzılarına göre Rüknü Yemânı, Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden evvelki köşedir. Yemen tarafına baktığı için ona «Rükn-ü Yemâni» denilmiştir. Bu iki köşeye Yemâniyyan» derler. Geri kalan iki köşeye de «Şamiyyan» denilmiştir. Ulemânın beyanına göre «Yemâni» denilen köşeler Hazret-i İbrâhim (aleyhisselâm) ’ın attığı temel üzerinde kalmışlardır. Sami denilenlerin yeri değiştirilmiştir. Bundan dolayıdır ki, «Rükn-ü Şâmi» denilen iki köşeye- istilâm yapılmaz. İstilâm Yemâni denilen köşelere yapılır. İstilâm: Hacer-i Esved'e elle dokunmak yahut öpmekdir. Bunları yapamayanlar sopa gibi bir şeyle dokunarak, dokundukları şeyi öperler. Septiyye denilen ayakkabılarından murâd: Tabanlanmış sığır derisinden yapılan ayakkabıdır. Bâzılarına göre septiyye: Derisi üzerinde kıl bulunmayan ayakkabıdır. Arapların âdeti deriyi tabaklamadan kılları ile ayakkabı yapmakmış. Tabaklanmış deriler Tâif gibi yerlerde yapılır, bunlardan yapılan ayakkabıları zenginler giyermiş. Hadîs-i Şerîf'deki sarıya boyanma tâbiri ile elbisenin boyanması ifâde olunmuştur. Ayakkabılarıyla abdest almakdan murâd: Abdest aldıktan sonra onları yaş ayakla giymektir. Terviye: Zi’l- Hicce'nin 8. günüdür. Bu güne ne için «Terviye» denildiği ihtilaflıdır. Bâzılarına göre Mina ile Araf at'da su bulunmadığından o gün insanlar zemzemden kana kana su içtikleri ve su tedarik ettikleri için bu isim verilmiştir. İkinci bir kavle göre: Âdem (aleyhisselâm) , Hazret-i Havva'yı o gün gördüğü için, başka bir kavle göre Cibrîl (aleyhisselâm) hacc ibâdetlerinin nasıl yapılacağını Hazret-i İbrahim'eo gün gösterdiği için terbiye denilmiştir. İbn Abbâs (radıyallahü anh) 'dan rivâyet olunan bir hadîse göre İbrahim (aleyhisselâm) 'a oğlunu kesmesi iğin uyku hâlinde iken vahy gelmiş, ertesi gün bu rüyanın şeytânı mi, yoksa rahmanı mi olduğunu düşündüğü için o güne terviye denilmiştir. Hazret-i İbrahim ertesi akşam rûyâyı tekrar görünce rahmânî olduğunu anlamış, bu sebeple ertesi güne de «Arafe» denilmiştir. İbn Abbâs (radıyallahü anh) hadîsini Beyhakî «Fedail-i Evkaat» bahsinde rivâyet etmiştir.