Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Kİtâbu’l-Hacc- ile «Kitâbu'l-Libâs«da, Tirmizl, Nesâî ve İbn Mâce «Kitâbu'l-Hac»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Ayakkabı bulamayan için mest giymenin caiz olduğu burada mutlak olarak zikredilmişse de bu mutlak yukardaki mukayyed hadîse ham-ledilmiştir. Yani «Ayakkabı bulamayan kesik konçlu mest giysin.» demektir. Nevevî diyor ki: «Ulemâ bu iki hadîs hakkında ihtilâf etmişlerdir, İmâm Ahmed 'e göre mestleri konçlarını kesmeden giymek caizdir. Delili bu hadîsle bundan sonra gelen Câbir hadîsidir. Hanbeliyye ulemâsı İbn Abbâs hadîsinin — yukardaki— İbn Ömer hadîsini neshettiğini söyler ve mestleri kesmenin mal israfı olacağını iddia ederlermiş. İmâm Mâlik , Ebû Hanîfe , Şafiî ve Cumhûru ulemâ'ya göre konçlarını kesmeden mest giymek caiz değildir. Delilleri bundan evvelki İbn Ömer (radıyallahü anh) hadîsidir. Onlara göre İbn Abbâs ile Câbir hadisleri mutlaktırlar. Binâenaleyh onlan koncu kesik mest mânâsına hamletmek îcab eder. Zira mutlak mukayyede hamledilir. Mevsuk olan râvinin ziyâdesi makbuldür. . Hanbeliyye ulemâsının (Mal israfıdır.) iddiaları doğru değildir. Çünkü mal israfı memnu husûsatta olur. Şerîatın emrettiği şey, israf olamaz. Ayakkabı bulamadığı için mest giyen hacıya fidye lâzım gelip gel-miyeceği mes'elesi de ihtilaflıdır. İmâm Mâlik , İmâm Şafiî ve onlara muvafakat eden diğer ulemâya göre fidye lâzım değildir. Zira lâzım olsa Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onu bildirirdi. İmâm A'zam ile diğer Hanefî iyye ulemâsına göre fidye lâzımdır. Nitekim başını traş ettirmeye muztar kalan hacı traş olur, fidye de verir. Cumhûr-u ulemâ'ya göre ihramlı bir kimse gömlek bulamadığı zaman yalnız don giyebilir. İmâm Mâlik bunu tecviz etmemiştir. Çünkü İbn Ömer hadîsinde bu mes'ele zikredilmemiştir. Nevevî diyor ki: «Doğrusu mubah olmasıdır. İbn Ömer hadîsinde buna dair hüccet yoktur. Çünkü o hadîsde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gömleğin bulunduğu hali zikretmiş, İbn Abbâs ile Câbir (radıyallahü anh) . hadîslerinde ise bulunmadığı hâli beyân buyurmuştur. Câbir hadîsi şudur: