حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ خِرَاشٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، أَنَّ خَالِدًا الأَثْبَجَ ابْنَ أَخِي، صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ حَدَّثَ عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ، أَنَّهُ حَدَّثَ أَنَّ جُنْدَبَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيَّ بَعَثَ إِلَى عَسْعَسِ بْنِ سَلاَمَةَ زَمَنَ فِتْنَةِ ابْنِ الزُّبَيْرِ فَقَالَ اجْمَعْ لِي نَفَرًا مِنْ إِخْوَانِكَ حَتَّى أُحَدِّثَهُمْ . فَبَعَثَ رَسُولاً إِلَيْهِمْ فَلَمَّا اجْتَمَعُوا جَاءَ جُنْدَبٌ وَعَلَيْهِ بُرْنُسٌ أَصْفَرُ فَقَالَ تَحَدَّثُوا بِمَا كُنْتُمْ تَحَدَّثُونَ بِهِ . حَتَّى دَارَ الْحَدِيثُ فَلَمَّا دَارَ الْحَدِيثُ إِلَيْهِ حَسَرَ الْبُرْنُسَ عَنْ رَأْسِهِ فَقَالَ إِنِّي أَتَيْتُكُمْ وَلاَ أُرِيدُ أَنْ أُخْبِرَكُمْ عَنْ نَبِيِّكُمْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ بَعْثًا مِنَ الْمُسْلِمِينَ إِلَى قَوْمٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَإِنَّهُمُ الْتَقَوْا فَكَانَ رَجُلٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ إِذَا شَاءَ أَنْ يَقْصِدَ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ قَصَدَ لَهُ فَقَتَلَهُ وَإِنَّ رَجُلاً مِنَ الْمُسْلِمِينَ قَصَدَ غَفْلَتَهُ قَالَ وَكُنَّا نُحَدَّثُ أَنَّهُ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ فَلَمَّا رَفَعَ عَلَيْهِ السَّيْفَ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . فَقَتَلَهُ فَجَاءَ الْبَشِيرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَأَخْبَرَهُ حَتَّى أَخْبَرَهُ خَبَرَ الرَّجُلِ كَيْفَ صَنَعَ فَدَعَاهُ فَسَأَلَهُ فَقَالَ " لِمَ قَتَلْتَهُ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهَ أَوْجَعَ فِي الْمُسْلِمِينَ وَقَتَلَ فُلاَنًا وَفُلاَنًا - وَسَمَّى لَهُ نَفَرًا - وَإِنِّي حَمَلْتُ عَلَيْهِ فَلَمَّا رَأَى السَّيْفَ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَقَتَلْتَهُ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " فَكَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ إِذَا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ اسْتَغْفِرْ لِي . قَالَ " وَكَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ إِذَا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالَ فَجَعَلَ لاَ يَزِيدُهُ عَلَى أَنْ يَقُولَ " كَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ إِذَا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ahmed b. Hasen b. Hıraş rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Amr b. Âsim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mu'temir rivâyet etti. Dedi ki): Baham rivâyet ederken işittim ki, Safvân b. Muhriz in kardeşi oğlu Hâlid el-Esbec, Safvân b. Muhriz'den naklen şunu rivâyet eylemiş: Cündeb b. Abdillâh el-Becelî, İbnüz-Zübeyr fitnesi zamanında As'as b. Selâme ye haber göndererek: «Arkadaşlarından bana bir kaç kişi topla da kendilerine hadis rivâyet edeyim.» demiş. O da hemen arkadaşlarına bir haberci göndermiş. Onlar toplanınca Cündeb, üzerinde sarı renkte bir bornuz olduğu halde (yanlarına) gelmiş. Ve: «Konuşmakta olduğunuz şeyi konuşun!» demiş. Nihayet konuşma sıraya konmuş. Cündeb'e sıra gelince, başından bornozu açarak şunları söylemiş: «Ben size geldim. Ama (pekte) size Peygamber inizden haber vermek istemiyorum. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) müslümanlardan bir müfrezeyi, müşriklerden bir kavim üzerine gönderdi. (İki taraf) birbirleriyle karşılaşmışlar. Müşriklerden biri müslümanlardan birini nişan almak isterse alır ve Öldürürmüş. Müslümanlardan bir zât (Hasımlarının) gafletini gözetmiş. Bize bu zâtın Üsâmetü'bnü Zeyd olduğunu söylüyorlardı. Üsâme ona kılıcını kaldırınca hasını: — «Lâilâhe illallah» demiş; ama Üsâme onu Öldürmüş. Derken Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e bir müjdeci gelmiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona sormuş; o da söylemiş. Hatta öldürülen adamın ne yaptığını bile haber vermiş. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Üsâme'yî çağırarak kendisine sormuş; ve: «O adamı niçin öldürdün?» demiş. Üsâme: — Yâ Resûlüllah (bu adam) müslümanlar arasında çok can yaktı. Filân ve filân kimseleri öldürdü demiş; ve bir kaç kişinin isimlerini saymış. (Dedi ki) : Ben onun üzerine hücum ettim. Kılıcı görünce: lâilâhe illallah dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Onu öldürdün mü?» demiş. Üsâme: — Evet cevabını vermiş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : »Kıyâmet gününde Lâilâhe illâllah karşına geldiği vakit ne yapacaksın?» buyurmuş. Üsâme: — Yâ Resûlüllah , benim için istiğfar et; demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : tekrar «Kıyâmet gününde lâ ilahe İllallah karşına geldiği vakit ne yapacaksın?» buyurmuşlar. Râvî diyor ki: Artık Üsâme'ye: «Kıyâmet gününde lâ ilahe illallah karşına geldiği vakit ne yapacaksın?» demekten fazla bir şey söylemiyordu. Lisân âlimlerinin beyanına göre «Bornos» başlığı gövde kısmına bitişik olan kaftan ve cübbe gibi elbisedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com