Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu rivâyetler dahi cünüb olarak sabahlı yan bir kimsenin orucu bozulmadığına delildirler. Az yukarda da işaret ettiğimiz vecihle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fetvası soran zâta cam sıkılmışdır. Çünkü soran zât Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in memnu olan bir fiili işlediğine, ancak gelmiş geçmiş bütün günahları affedildiği için bundan mes'ûl olmıyacağına kanaat getirmiştir, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ; «Ben sizin en ziyâde Allah'dan korkanınızın)... ilâh...» buyurarak o zâta red cevâbı vermiştir. Hazret-i Âişe hadîsi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fiillerine uymanın vücûbuna delildir. İmâm Mâlik ile diğer bir çok Bağdat ulemâsının ve ekseri Şafiî lerin kavilleri budur. Şafiî lerin bir çoklarına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fiillerine uymak mendûbdur. Bazıları mubah olduğunu söylemişlerdir. Bu hususta usul-i fıkıh kitaplarında tafsilat vardır. Şöyle ki: 1- Resûlillah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in oturup kalkmak, yiyip içmek gibi tabiî fiilleri ümmetinin fiilleriyle müsavidir. 2- Kuşluk namazı, vitir ve teheccüd gibi ona mahsûs farz olan namazlar ile dörtden ziyâde kadınla evlenmek hususunda ümmeti onun gibi değildir. 3- Mutlak veya mücmeli beyân için işlediği fiiller bil'ittifâk ümmetine de şâmildir. 4- Yukarki üç kısımdan maada Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den sâdır olan bir fiile, o fiilin sıfatına göre hüküm verilir. Fiil, Resûlillah (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında vâcib ise ümmetine-de vâcib, mendûb ise ümmetine de mendûbdur. Sıfatı bilinmeyen fiiller hakkında ihtilaf olunmuştur. İmâm Mâlik 'e göre mubah, İmâm Şafiî , İmâm A'zam ve ulemâdan bir cemaata göre mendûbdur. Bazıları bu hususta bir şey söyliyemeyip tevakkuf etmişlerdir.