Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Ekle: Bir defa yemek, mânâsına gelir. Yenilen şeyler çok olabilir. Kâdi Iyâz bu kelimenin «iîkle» şeklinde rivâyet olunduğunu iddia etmiştir. «Ükle»: Bir lokma, demektir. İhtimâl Kâdî îyâz bununla hemşehrilerinin rivâyetini kastetmiş olacaktır. Çünkü sözüne devam etmiştir: «Doğrusu (ekle) dir. Burada maksat da odur.» Zeydü'bnü Sabit (radıyallahu anh) hadîsini Buhârî «Mevâkîtu's-Salât» ile «Kitâbu's-Savm» da, Tirmizî , Nesâî ve İbn Mâce «Kitâbu's-Savm» da muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Buhârî 'nin bir rivâyetinde hadisin Lâfzı şöyledir: «Nebiyyullâh (sallallahü aleyhi ve sellem) Zeydü' bnü Sabit ile birlikte sahur yemeği yemişler. Sabit demişki, yemek bitince Nebiyyullâh (sallallahü aleyhi ve sellem) namaza kalktı. Ve beraberce namazı kıldık. (Râvi diyorki) Enes'e: — Sahur yemeği ile namaza girmelerinin arasında ne kadar zaman geçti? diye sordum, — Bir kimsenin elli ayet okuyacağı kadar, cevâbını verdi.» Enes'e «Arada ne kadar vakit geçti?» diye soran ravi, Katâde'dir. Hadîsin bâzı rivâyetlerinde cemi' sigasiyle «Ashabdan bazıları Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte sahur yemişler." denildiği gibi, namaz hakkında dahi cemi' siğasıyia «Beraberce namazı kıldık.», bazı rivâyetlerde tesniye sîgasıyta «ikisi namazı kılmışlar.» bir rivâyette de müfred sîgasıyla « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazı kıldı.» denilmiştir. Zeyd (radıyallahü Anh) hadisi sabah namazının evvel vaktini bildirmektedir. Sabah namazının vakti Fecrin doğmasıyla başlar. Zira oruca niyet eden bir kimsenin, yiyip içmesi haram kılınan vakit fecrin dolduğu vakittir. Hadîs-i şerifde sahurla sabah namazı arasında elli âyet okunacak kadar bir zaman geçtiği bildirilmektedir ki, takriben dört dakika eder. Sabah namazının son vakti ihtilaflıdır Cumhûr a göre: Güneş doğmasından az önceye kadar devam eder. Bu hususta başka kaviller de vardır.