Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Hadîs-i şerif bütün nüshalarda bu şekilde yani birinci rivâyette «medde»; ikinci rivâyette «Emedde» sîgalarıyla rivâyet edilmiştir. Kâdi İyâz'in beyânına göre ulemâdan Bazıları medde fiilini imtidât yani uzatmak; -Kmedde» fiilini de İmdat vermek mânâsına tefsir etmişlerdir. Kâdı iyâz : «Bence doğrusu rivâyetin ssâhiri manâsıyla kalmasıdır. Zahirî mânâsı: Allah onun müddetini görülsün diye uzatmıştır; demektir. Zaten her iki fiilin de bu mânâya geldikleri söylenir...» diyor. cemaattan bazılarının «ay üç günlük» bazılarının da «iki günlüktür» demeleri, onun büyük gördükleri içindir. İbn Abbâs (radıyallahü anh) ise ayın büyüklüğü küçüklüğü nazar-ı itibâra alınamayacağını, ayın bir gecelik olduğunu bildirmiştir. Zira büyük veya küçük göstermek Allahü teâlâ'ya kalmış bir fiildir. Dilerse hiç de göstermez; bu takdirde oruç günleri otuz üzerinden tamamlanır. Mâzirî diyor ki: «Hilâl güneşin zevalinden sonra görülürse gelecek akşama; zevalden Önce görülürse evvelki akşama âiddir.'Bazıları bunun da gelecek akşama âid olduğunu söylemişlerdir. Zâhirîler'e göre oruçda geçen akşama, bayramda ise ihtiyâtan gelecek akşama âiddir. «Ayı görürseniz oruç tutun!» hadîsinin zahirine bakılırsa ay görüldümü oruç tutmak îcâb eder... O halde görülen ay gelecek geceye haml olunur... Fakat Übbî, Mâziri'nin bu son sözüne itiraz etmiş ve: «Bu bâbda Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den sahih bir hadîs vârid olmamıştır. Yalnız Ömer (radıyallahü anh) ’in: «Ayı zevalden önce görürseniz iftar edin; zevalden sonra görürseniz iftar etmeyin!» dediği rivâyet olunur. Böyle bir kavl Hazret-i Alî'den de nakledilmiştir. Görülen ayın gelecek geceye âid olduğunu bildiren kavl meşhurdur...» demiştir. Ayın zevalden önce görülmesi meselesi Hanefiyye İmâmlar, arasında da ihtilaflıdır. Hilâl, ayın otuzuncu günü zevalden önce görülürse İmâm Ebû Yusuf’a göre evvelki geceye âiddir. Binaenaleyh Ramazan başı ise o gün oruç tutmak; Ramazan sonu ise iftar etmek lâzımdır. İmâm A'zam 'la İmâm Muhammed'e göre ise görülen hilâl mutlak surette gelecek akşama âiddir. Bazıları bu meseledeki hilafın yalnız İmâm Ebû Yûsuf'la imâm Muhammed arasında olduğunu söylemişlerdir. İmâm A'zam 'dan bir rivâyete göre hilâli güneşin yolu üzerinde görünür yani güneş hilâli ta'kîb ederse, o hilâl evvelki geceye, hilâl güneşin peşinden gidiyorsa gelecek geceye âiddir. Fetva İmâm A'zam ’la İmâm Muhammed'in kavline göredir.