Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · İman · 247← ÖncekiSonraki →
Müslim, İman 35
Namazı Terk Edene Kafir Adı Verilebileceğini Beyan Bâbı
باب بيان إطلاق اسم الكفر على من ترك الصلاة
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 247)
حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ بَيْنَ الرَّجُلِ وَبَيْنَ الشِّرْكِ وَالْكُفْرِ تَرْكُ الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Gassan el-Mismaî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Dahhâk b. Mahled, İbn Cüreyc'den naklen rivâyet etti. Dedi ki: Bana Ebû-s'Zübeyr haber verdi ki, Cabir b. Abdillahı, şöyle derken işitmiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) «Kişi ile şirk ve küfrün arasında (yalnız) namazı terk etmek vardır.» buyururken işittim.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman

Mütercim şerhi

Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.

Müslim 'in bütün esas nüshalarında küfür kelimesi şirkin üzerine (vav) ile atfediîmiştir; ve ikisi de Allah'a küfretmek ma'nasında kullanılmıştır. Fakat Ebû Avâne el-Esferâînî ile Ebû Nuaym el-Isbâhânî'nin rivâyetlerinde ayni kelimeler birbiri üzerine, yahud ma'nasına gelen (ev) ile atfolunmuşlardır. Bu takdirde ma'naları da değişiktir. Ve şirk: Allahı i'tiraf etmekle beraber putlara ve sair mahlukaata tapanlara itlak olunur; küfür ise, ondan daha umumi bir ma'nada kullanılmış olur. Filhakika mezkûr kelimelerin bu tarzda kullanıldıkları da vardır. «Kişi ile şirk arasında namazı terk etmek vardır» hadisinin manâsı: «Bir müslünıam küfürden meneden şey, namaz kılmasıdır; namazı bıraktı mı artık o kimse ile şirk arasında mâni' kalmaz; küfre girer.» demektir. Gerçekten namazı terk eden kimse onun farz olduğunu inkâr ediyorsa; bütün ulemanın icmaı ile dinden çıkar. Yalnız yeni müslüman olup da henüz namazın farz olduğunu Öğrenecek kadar bir zaman rnüslümanlar arasında bulunamayan ma'zur sayılır. Farz olduğunu i'tikad etmekle beraber tenbelliğinden kılmıyorsa mesele ulemâ arasında ihtilaflıdır. İmâm Mâlik ile Şafiî ve diğer bir çok ulemâya göre kâfir değil fâsık olur; ve tövbekar olması istenir. Şayet tevbe etmezse hadd-i şer'isi tatbik edilir ki, bu da kılıçla öldürülmektir. Selef den bir cemaata göre; namazı terk eden alelıtlak kâfir olur. Bu kavil Hazret-i Alî (radıyallahü anh) 'dan rivâyet edilmiştir İmâm Ahmed b. Hanbel 'den gelen iki rivâyetten biri bu olduğu gibi Abdullah b. el-Mübarek ile İshâk b. Râhuye'nin ve diğer bazı zevatın mezhebi de budur. İmâm-ı A'zam ile Küfe'îi âlimlere ve Şâfiiler-den Müzenî'ye göre kâfir olmaz. Cezası da ölüm değil ta'zir ve namaz kılıncaya kadar hapisdir. Namaz kılmayanın küfrüne hükmedenler bu hadisi n zâhiri ile ve bu meseleyi kelime-i tevhide kıyasla istidlal ederler. Öldürülmez diyenlerin delili: «Bir müslümanın kanı ancak üç şeyden birile helâl olur...» hadisidir. Mezkûr hadisde namaz zikredilmemiştir. Cumhûr -u ulema namaz kılmayanın dindeki çıkmadığına: «Şüphesiz ki Allah kendisine şirk koşulmasıni affetmez. Amma bundan aşağısını dilediğine afveder...» âyet-i kerimesi ve «Allahdan başka ilâh yoktur diyen cennete girecektir...» hadis-i şerifile istidlal etmişlerdir. Katli lâzım geldiğine delilleri, Teâlâ Hazretlerinin: «Eğer tevbe ederler de namazı kılarlar; zekâtı da verirlerse onları serbest bırakın.» âyet-i kerîmesile: «İnsanlarla tâ Allahdan başka ilâh yoktur diyerek namazı kılıncaya, zekâtı verinceye kadar mukaateleye me'mur oldum...» hadisidir. Cumhûr : «Kul ile küfrün arasında (sadece) namazı terk etmek vardır.» diyen bu hadisi muhtelif şekillerde te'yil etmiş, ezcümle: 1 - Bundan murad: namazı terk eden kâfir gibi cezalandırılmayı hak etmiştir ki, bu ceza katildir; 2 - Hadis, namazı terketmeyi helâl i'tikad eden hakkındadır; 3 - Namaz kılmamak kendisini küfre götürür; 4 - Namaz kılmayanın yaptığı bu iş kâfirlerin işidir; demişlerdir. Namazdan maada zekât, oruç, hacc, abdest ve gusuî gibi farzlardan birini terk eden hakkında ihtilâf vardır. İmâm Malik’e göre; bir kimse «abdest almam; oruç tutmam...» dese kendisinden tevbekâr olması istenir; şayed tevbe etmezse öldürülür. «Zekât vermem» derse elinden zorla alınır. Vermezse mukaatele edilir. Fakat: «haccetmem.» derse buna mecbur edilmez; çünkü hacem samanı geniştir, İbn Habib ise: Bir kimse: bert abdest almam; yıkanmam; oruç tutmam; dese yahud zekâtla haccı terk etse kâfir olur.» demiştir ki, selefden bir cemâatin kavli de budur. Sair ulemâya göre; ibâdetin farzıyetini inkâr etmedikçe küfretmiş olmaz. Zira bu babda ashâb-ı kirâmın icmâı vardır.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · 35. bâb — Namazı Terk Edene Kafir Adı Verilebileceğini Beyan Bâbı
Hadis No247
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapAğRâviKonuOlayKabile