Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Ebû Dâvûd , Nesâî ve İbn Mâce muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Nevevî 'nin beyânına göre: Hadîs-i şerif Ebû’l-Alâ b. Mâhân tarafından Mağrib'de rivâyet edilmiş, Mısır taraflarında Abdülgâfir-i Fârisî kolundan gelen rivâyetlerde bulunamamıştır. Lâkin cenaze bahsinin sonunda bir çok esâs nüshalarda mevcuttur. Nevevî onun hakkında: «Hiç şüphesiz, sahih bir hadistir.» demektedir. Hadîsin zahirine bakılırsa, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ' in annesi müşrik olarak vefat ettiği için, ona dua ve istiğfar hususunda kendisine izin verilmemiştir. Hattâ bu hadîsle istidlal edilerek: -Müşrikleri ziyaret etmek caizdir. Bu ziyaret hâl-i hayatlarında da caiz hattâ evlâdır. Çünkü vefatlarından sonra onları ziyaret etmek caiz olunca, hayâtlarında bil'evlâ caizdir...» denilmiştir. Fakat evvelce de işaret ettiğimiz gibi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ebeveyni fetret zamanında vefat ettikleri için mü'min mi yoksa kâfir mi sayılacakları ulemâ arasında ihtilaflıdır. Sahih olan kavle göre mü'mindirler. Mü'min olduklarını beyân hususunda üç görüş vardır: 1. Görüşe göre: İbrahim ve İsmail (aleyhisselâm) dinine mensupturlar. 2. görüşe göre: Fetret devrinin muvahhitlerindendirler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin Nûr-u Nübüvvetini nakleden bütün ecdadı muvahhit ve ehl-i necattandırlar, 3. Görüşe göre: Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin ebeveyni, onun duası hürmetine bir mucize olmak üzere dirilmiş ve îmân etmişlerdir: Bu hususta Hazret-i Âişe (radıyallahü anha) ’dan hadîs rivâyet edilmiştir. Binâenaleyh ebeveyn-i saadetin küfürlerine kaail olmak ve pek büyük bir cesaret ve kabahattir. Bu takdirde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e annesine duâ ve istiğfarda bulunmasına niçin izin verilmediğini Allahü teâlâ bilir. Buhârî 'de bu bâbta hadîs yoktur.