Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Cenazeler (Cenâiz) · 2148← ÖncekiSonraki →
Müslim, Cenazeler (Cenâiz) 9
Ölen Kimsenin, Ailesinin Ona Ağlaması Yüzünden Azab Olunması Bâbı
باب الميت يعذب ببكاء أهله عليه
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Cenazeler (Cenâiz) (no. 2148)
وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، لَمَّا طُعِنَ عَوَّلَتْ عَلَيْهِ حَفْصَةُ فَقَالَ يَا حَفْصَةُ أَمَا سَمِعْتِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ الْمُعَوَّلُ عَلَيْهِ يُعَذَّبُ ‏"‏ ‏.‏ وَعَوَّلَ عَلَيْهِ صُهَيْبٌ فَقَالَ عُمَرُ يَا صُهَيْبُ أَمَا عَلِمْتَ ‏"‏ أَنَّ الْمُعَوَّلَ عَلَيْهِ يُعَذَّبُ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bana Amrü'n-Nâkıd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Afgâ-nÜ'bnü Müslim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hammâdü'bnü Seleme, Sâbitden, o da Enes'den naklen rivâyet etti ki, Ömerü'bnü'l-Hattâb yaralanınca (kızı) Hafsa yas ederek, ağlamış. Bunun üzerine Ömer şunları söylemiş: — Yâ Hafsa! Sen Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’l--«Üzerine feryâd edilen kimse azöb görür.» buyururken işitmedin mi? dedi. Ömer İçin Suheyb de feryâd etti; Ömer ona dahi: — «Ey Suheyb! Bilmezmisin ki üzerine feryâd edilen kimse azâb olunur.» dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com

Mütercim şerhi

Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.

Bu hadîsi Buhârî , Nesâî ve İbn'Mâce «Cenâiz» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Hadîsin bir çok muhtelif rivâyetleri vardır. Bunların bâzılarında: «Ölen kimse, ailesinin ona ağlaması yüzünden azâb görür.» diğer bâzılarında «Dirinin ağlaması sebebiyle...» denilmiş; bir takımlarında: «Yapılan feryâd-u figân yüzünden azâb görür.»;bir rivâyetinde de: «Her kime ağlanırsa, o kimse azâb görür.» buyurulmuştur. Nevevî diyor ki: «Ömerü'bnü'l-Hattâb ile oğlu Abdullah (radıyallahü anhümâ) ’dan rivâyetlerinde Hazret-i Âişe inkâr etmiş; onların bu rivâyetleri unuttuklarını yahut şüpheye düştüklerini söylemiştir. Âişe (radıyallahü anha) , Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in böyle bir şey söylediğini kabul etmemiş, bu bâbda Teâlâ Hazretlerinin Hiç bir günankar nefîs başkasının günahını üzerine almaz.» âyet-i kerimesi ile istidlal etmiştir. Ona Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yalnız bir Yahûdi karısı hakkında: «Bunlar ona ağlıyor hâlbuki o azâb görüyor.» buyurmuştur. Fakat bununla onun ağlamak yüzünden değil; küfrü sebebiyle azâb olduğunu anlatmak istemiş ve sanki: «Onlar ağlaya dursun, kadın küfründen dolayı azâb görüyor.» demiş gibidir. Bu hadîslerin ifâde ettiği feryâd-ü figâh sebebi ile azâb olunma mes'elesinde ulemâ ihtilâf etmişlerdir. Şöyle ki: 1- Cumhûr 'a göre bu hadîsler, öldükten sonra arkasından ağlanmasını vasiyet edenlere mahsûsdur. Bu vasiyet tenfîz yani fer-yâd edildiği takdirde, ölen kimseye azâb olunur. Fakat vasiyet bulunmamak şartı ile ölen bir kimsenin arkasından âh-u zâr etmek, o kimsenin azâb görmesine sebebolmaz. Çünkü Teâlâ Hazretleri: Hiç bir günahkâr nefis, başkasının günâhını yüklenmez.» buyurmuştur. Derler ki: «Öldükten sonra yas tutarak feryâd-u figânda bulunmayı vasiyet etmek, araplann âdeti idi. Bunu meşhur «Muallâka» sahipli rinden Tarafetü'bnü Abd bile yapmıştır. Binâenaleyh mutlak olan bu hadisler Arapların âdetlerine hamlolunurlar. 2- Ulemâdan bir taifeye göre, bu hadisler sesle ağlamayı vasiyet edenlere yahut sesle ağlanmamasını vasiyet etmeyenlere hamlolu-nür. Binâenaleyh kendisine sesle ağlayıp, feryâdda bulunmayı vasiyet eden kimse ile bunları yapmamayı vasiyet etmeyenler azâb görürler. Ama sesle ağlamamayı ve feryatta bulunmamayı vasiyet ederek ölen kimse sonradan vasiyeti hilâfına yapılan bu gibi işlerden dolayı azâb görmez. Çünkü onun bu husûsda hiç bir sun-u taksiri yoktur. Hulâsa sesle ağlamaktan ve yaygaradan dolayı azâb görmemek için bunların yapılmamasını vasiyet etmek lâzımdır. 3- Bazıları bu hadîslerin mânâsı hakkında şunları söylemişlerdir: «Araplar ölen bir kimsenin ardından, onun bütün iyiliklerini sayıp dökerek sesle ağlarlardı. Hâlbuki onların iyilik diye saydıkları şeyler şeriat nazarında çirkin olduğundan ölü azâb görür. Meselâ ölenin arkasından: Ey kadınları dul bırakan! Mamureleri vîrân eden filânca; diye hitâb ederler; kadınları dul bırakıp, ma'mûreleri viraneye çevirmeleri bir marifet ve şeceat sayarlardı. Halbuki bunlar şer'an haramdır.» 4- Bir kısım ulemâya göre bu hadislerden murâd: Ölen kimsenin geride bıraktığı ağlayanları görerek rikkata gelmesi ve üzülmesidir. Onun azâb olmasından murâd budur. Muhammedü'bnu Cerîr-i, Taberi ile diğer bâzı zevatın mezhebleri budur. Kadî Iyâz bu kavli diğerlerinden evlâ bulmuştur. Bu zevatın delilleri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in babasına ağlayan bir kadını ağlamaktan menettiğini bildiren bir hadistir. Mezkûr hadisde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) «Ey Allah'ın kulları; Ağlamakla dîn kardeşlerinizi tâ'zîb etmeyin.» buyurmuştur. 5- Âişe (radıyallahü anhâ) 'ya göre, bu hadiselerden murâd: Gerek kâfir, gerekse âsî Müslüman bir kimsenin arkasından ağlayarak yaygara koparılmak sebebile değil; onlar ağlarken kendi günâhı sebebi ile azâb görür. Aynî , ulemânın bu bâbdaki kavillerini sekize çıkartmıştır. Bu kavillerin içinde sahih olanı cumhûr un kavlidir. Muhtelif mezheblere sâlik bulunan ve zevat buradaki ağlamaktan murâd: Sırf gözyaşı dökmek değil; feryad-ü figân ederek sesle ağlamak olduğuna ittifak etmişlerdir.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbCenazeler (Cenâiz) · 9. bâb — Ölen Kimsenin, Ailesinin Ona Ağlaması Yüzünden Azab Olunması Bâbı
Hadis No2148
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapAğRâviKonuOlayKabile