Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Buradaki İbn Abbâs ve Câbir hadîslerini Buhar «Kitâbü’l-Cumua» ve «Kitâbu't-Tefsîr- de: Ebû Dâvûd ile İbn Mâce «Kitâbu's-Salât» da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdû Birinci hadîsdeki: «O anda, o kadının kim olduğu bilinmiyordu, cümlesi «Sahihi Müslim » in bütün nüshalarında bu şekilde rivâye edilmişse de, Kâdı îyâz ile diğer hadis ulemâsının beyanını göre bu cümle tashifdir. Doğrusu: «Hasan, onun kim olduğum bilmiyordu.» şeklindedir. Nitekim Buhârî 'nin rivâyetinde de oy ledir. Hasan'dan murâd: Hadisi Tâvûs'dan rivâyet eden Hasan b. Müslim 'dir. Mezkûr kadından murâd: Bâzılarının tahminine göre, Es.inl binti Yezîd b. Seken'dir. «Kadınların hatibi» unvanı ile mâruf olan bu kadın, Taberâni 'nin tahric ettiği rivâyetde ası kıssayı hikâye eden kadındır. «Fetah»; Feteha'nın cem'idir. Bu kelimenin tefsirinde ihtilâf olun-muşdur. «Sahihi Buhârî » de Abdürrazzâk'dan naklen fetah: Büyük yüzüklerdir, denilmişdir. Esmai , onun: Taşsız yüzükler, mânâsına geldiğini söyler. «Havâtim»: Yüzükler, demekdir. Müfredi: Hâtem, hatim, hatam ve hitâm, şekillerinde okunur. «Hurs»: Altın ve gümüş halka yahut küpe halkası veya küçük zinet halkası, demekdir. Atâ b. Ebî Rabâh'a: «Kadınların verdikleri şeyler bayram zekâtı mıydı?» diye soran râvi: İbn Cüreyc'dir. Zahire bakılırsa Atâ' bu sadakanın vücûbuna kaailmiş. Onun içindir ki Kâdi Iyâz: «Atâ'dan başka onun vücûbuna kaail olan yok-dur.» demişdir. Nevevî ile diğer ulemâ buradaki sadakayı, istihbâb mânâsına almışlardır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hadîsde zikri geçen âyeti okuması: Kadınlara Mekke fethi esnasındaki beyatı hatırlatmak içindir. Mekke fethedildikten sonra Resul-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) Safa dağına çıkarak oturmuş, halk etrafına toplanarak kendisine beyat etmişlerdir. Erkeklerin beyatı sona erdikten sonra kadınlara gelmiş, onlar da beyat etmişlerdi.