Müslim, Yolcu Namazı 46
Muavvizeteyn'i Okumanın Fazileti Bâbı
باب فضل قراءة المعوذتين
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Yolcu Namazı · 1890 kaydında.
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمِّي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، أَنَّ أَبَا الرِّجَالِ، مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَهُ عَنْ أُمِّهِ، عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَكَانَتْ فِي حَجْرِ عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ رَجُلاً عَلَى سَرِيَّةٍ وَكَانَ يَقْرَأُ لأَصْحَابِهِ فِي صَلاَتِهِمْ فَيَخْتِمُ بِـ { قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ} فَلَمَّا رَجَعُوا ذُكِرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " سَلُوهُ لأَىِّ شَىْءٍ يَصْنَعُ ذَلِكَ " . فَسَأَلُوهُ فَقَالَ لأَنَّهَا صِفَةُ الرَّحْمَنِ فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَقْرَأَ بِهَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَخْبِرُوهُ أَنَّ اللَّهَ يُحِبُّهُ
Asıl metin · Müslim · Yolcu Namazı · 1890
Bize Ahmed b. Abdirrahmân b. Vehb rivâyet etti, (Dedi ki) : Bize amcam Abdullah b. Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Amru'-bnü'l-Hâris, Saîd b. Ebî Hilâl'den naklen rivâyet etti. Ona da Ebû'r-Ricâl Muhammed b. Abdirrahmân, annesi Amra binti ALdirrahmân'dan naklen rivâyet etmiş. Amra, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in zevcesi Âişe 'nin himayesinde bulunuyoımuş. O da Âişe 'rien rivâyet etmiş ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir zâtı bir seriyyeye kumandan olarak gazaya göndermiş. Bu zât maiyyetindekilere namaz kıldırırken kırâetini dâima İhlâs sûresi ile titirirmiş. Gazadan döndükleri vakit ashâb bunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e söylemişler. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ona sorun; bunu niçin yapıyormuş?» buyurmuşlar. Ashâb, o zâta sormuşlar; şu cevâbı vermiş: — Çünkü İhlâs sûresi Rahmân'ın sıfatıdır; ben de kirâetimi, o sıfatla yapmak isterim. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ona haber verin ki, Allah da onu seviyor.» buyurmuşlar.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Yolcu Namazı (no. 1893)
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ إِسْمَاعِيلَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي أُسَامَةَ عَنْ عُقْبَةَ، بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ وَكَانَ مِنْ رُفَعَاءِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم .
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vekî' rivâyet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi' dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Üsâme rivâyet etti. Bu râvîlerin ikisi de İsmail'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivâyet etmişlerdir. Ebû Üsâme'nin, Ükbetü'bnü Âmir El-Cühenî’den naklettiği rivâyetde: «O, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in ashabının büyüklerindendi.» ifâdesi vardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Mütercim şerhi
Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Falâk ve Nâs sûrelerine Muavvizeteyn derler. Muavviz: Sığındırıcı demekdir. Bu sûrelerin başında ins-ü cinnin ve bütün mahlûkaatın şerlerinden Allah'a sığınmak emrolunduğu için onlara, bu isim verilmişdir. Bunlara İhlâs sûresini de katarak; üçüne birden «Muavvizât» derler. Buhârî «Kitâbü'l-Fedâil» de Hazret-i Âişe 'den şu hadîsi tahrîc etroişdir: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hastalandığı vakif kendine Muavvizâf'ı okur ve üfürürdü. Ağrısı şiddetlenince ona, bunları ben okur ve bereketini umarak elini mesh ederdim. Yine Hazret-i Âişe 'den rivâyet olunan başka bir hadîsde şöyle buyurulmaktadır: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) her gece döşeğine ulandığı vakif avuçlarını bir yere getirir; sonra onların içine üfürerek Ihlâs, Falâk ve Nâs sûrelerini okur; sonra elleri ile vücûdunun örebildiği yerlerini meshederdi. (Bu İş'e) başından, yüzünden ve vücûdunun ön taraflarından başlar; üç defa tekrarlardı.» Yine Buhârî 'nin «Tefsir» bahsinde Hazret-i Übeyyü'bnü Kâ'b'dan naklen şu hadîsler rivâyet olunmuşdur: 1- Zırr b. Hubeyş Şöyle dedi: Übeyyü'bnü Kâ'b (radıyallahü anh) 'a Muavvizeteyn'i sordum; bana şu cevâbı verdi: (Bunu) ben de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e sordum da, bana şu cevâbı verdi. Bana söyle denildi; ben de söyledim.» İşte biz de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in söylediği gibi söylüyoruz. 2- Zırr b. Hubeyş Dedi ki: Übeyyü'bnü Kâ'b'a sordum: — Yâ Ebâ'l-Münzir! Dîn kardeşin İbn Mes'ûd şöyle diyor (ne buyurursun?) dedim. Übeyy, bana şu cevâbı verdi: — Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e bunu sordum da; bana şöyle dedi: Bana: Söyle; denildi. Ben de söyledim.» Biz: de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in dediği gibi diyoruz. Bu iki rivâyetde Zırr b. Hubeyş'in, Hazret-i Übeyy'e suâl sormasının sebebi, Hazret-i İbn Mes'ûd Muavvizeteyn'i Kur' ân'dan saymadığı içindir. Übeyy (radıyallahü anh) cevaben bunların Kur'ân'dan olup olmadığını vaktiyle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e sorduğunu; o da: Bu sûreleri bana Cebrâîl (aleyhisselâm) okuttu yani bunlar Kur'ân'dandır; diye cevap verdiğini bildirmişdir. «İşte Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) nasıl dediyse biz de öyle deriz...» ifâdesi: Hazret-i Übeyy'in sözüdür. Ebû’l-Münzir, Übeyyü'bnü Kâ'b (radıyallahü anh) ’in künyesidir. İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) Muavvizeteyn'i Kur'ân'dan saymadığı için ashâb-ı kirâm bu mes'elede ihtilâf etmiş; sonra bu ihtilâf kalkarak mezkûr sûrelerin Kur'ân'dan olduklarına icma' akdedilmişdir. Binâenaleyh bugün Muavvizeteyn'in Kur'ân'dan olduklarını inkâr edenin küfrüne hükmolunur. Ulemâdan bâzılarına göre Muavvizeteyn hakkındaki mes'ele onların Kur'ân'dan olup olmaması hususunda değil; mezkûr sûrelere hâs bir sıfat ve hâssa hakkındadır. «Ruhu’l-Beyân» da şöyle denilmiştir: «İbn Mes'ûd muavvizeteyn'i Kur'ân'dan saymaz; onları mushafına yazmazdı. O, (bu iki sûre gökten indirilmişlerdir. Gökten inen şey Rabbül'âleminin kelâmındandir. Lâkin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onları hastalığında okur ve onlarla Allah'a sığınırdı.) demiştir. Şu halde onların Kur'ân'dan olup olmadıklarında şüphe etmiş demekdir. Ama İbn Mes'ûd'un bu sözünden dönmüş olması muhtemeldir.» Gerçi İmâm Ahmed ile İbn Hibbân'ın rivâyet ettikleri bir habere göre Hazret-i Abdullah b. Mes'ûd'un Muavvizeteyn'i Mushaf'ına yazmazdığı hattâ yazıldığını gördüğü mushaflardan, onları kazıyarak.; — Bunlar Kur'ân'dan değildir; derdiği bildirilmişdir. Fakat Bezzâr (-292) ’ın beyânına göre sahabeden hiç biri İbn Mes'ud'un bu sözünü kabul etmemişdir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bu iki sûreyi namazda okuduğu sahih rivâyetlerle sabit olmuşdur. Nevevî : «İbn Mes'ûd'dan nakledilen rivâyet bâtıldır; aslı yoktur.» demiştir. (Tabakaat-ı Şafiyye) sahibi de şöyle demektedir: « Kâdî Ebû Bekir El-intisâr lil-Kur'ân» adlı kitabında —ki bu eser bir âlimin okumadan geçmemesi gereken büyük bir kitaptır.— Büyük bir bâb tahsis ederek orada bu sözü Abdullah b. Mes'ud'dan nakleden râvinîn hatasını açıklamıştır. Bunun Hazret-i Abdullah üzerinden yalan söylediğine kat'î delil vardır.».
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbYolcu Namazı · 46. bâb — Muavvizeteyn'i Okumanın Fazileti Bâbı
Hadis No1893
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.