Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadisi Buhârî «Kitâbu Fedâilü'l-Kur'ân- da tahrîc etmişdir. Hıms: Şam civarında meşhur bir beldedir. Hadîsin zahirine bakılırsa, üzerinde şarap kokusu bulunan adama hadd-i şer'îyi bizzat İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) vurmuşdur. Nevevî (631-676) şöyle demektedir: «İbn Mes'ûd'un hadd vurması, bu husûsda hükümdarın umûmî veya husûsî naibi olduğuna; bir de, o adamın Özürsüz şarap içtiğini i'tirâf ettiğine hamlolunur. Aksi takdirde sırf şarap kokusunu duymakla hadd vurulmaz. O adamın tekzibi dahi bilmeyerek Kur'ân'dan olan bir şey'i inkâr ettiğine'hamlolunur. Aksi takdirde sırf şarap koksunu duymakla hadd vurulmaz. O adamın tekzibi dahi bilmeyerek Kur'ân'dan olan bir şey'i inkâr ettiğine hamlolunur. Çünkü hakîkaten inkâr ederse kâfir olur. Ulemâ Kur'ân'dan olduğu müttefekun aleyh bulunan bir harfi inkâr eden kimsenin küfrüne icmâ' etmişlerdir. Ona mürted hükmü verilir.» Fakat Nevevî 'nin: «Aksi takdirde mü-cerred şarap kokusu duyulmakla hadd vurulmaz.» İddiaâsı, söz götürür. Çünkü İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) 'dan rivâyet olunduğuna göre onun mezhebi mücerred kokuyu duymakla hadd vurmanın vâcib olması imiş. Bazıları: «İhtimâl ki İbn Mes'ûd'un (ona hadd vurdum.) sözünden muradı, devlet reisine haber vermesidir. Bu suretle ona hadd vurulmasına sebep olduğu için mecazen had vurmayı kendisine isnâd et-mişdir.» derler. Kurtubî dahi: «İbn Mes'ûd'un, o adama hadd vurması, kendisini bu husûsda salahiyetli saydığı içindir. Yahut hükümdar nâmına bir vacibi ikaame ettiğine kaani olmuşdur. Bunu Kûfe'de vâlî bulunduğu sıralarda yapmış olması da mümkindir. Çünkü kendisi Hazret-i Ömer zamanı ile Hazret-i Osmân’ın hilâfeti başlarında Kûfe'de vâlî bulunmuş-dur.» diyor. Ancak Kûfe'de vâlî bulunduğu sıralarda yapmışdır; iddiasını Aynî reddetmekde; vak'anın Hım s'da geçtiğini hatırlatarak Kurtubî 'nin zühulüne işarete etmektedir. Yine Kurtubî : «Bu hadîsde, şarap kokusu ile hadd vurmanın vücûbuna kaail olmayanlara delîl vardır. Netekim Hanefî 'lerin mezhebi budur; İmâm Mâlik ile şâir Mâlikîy'ye ulemâsı ve Hicaz'. hlardan bir cemâat dahi buna kaaildirler.» demişse de, hadîs-i şerîfde Hanefîler le, Mâlikî 'ler aleyhine delîl yokdur. Çünkü İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) o adama ancak i'tirâfı sebebi ile hadd vurmuşdur. Bir de sırf koku, şarap içtiğine kat'î delîl olamaz. Şarap kokusuna benzer başka bir şey yemiş veya içmiş olabilir. Meselâ ayva yiyen insanın ağzı, şarap kokusuna çaldırır bir şekilde kokar. Şüpheyle ise hadd vurulamaz. Hadd vurmak için ya şâhid yahut içenin i'tirâfı şarttır.