حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنِي حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ عَاصِمٍ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِيُّ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَرْجِسَ، قَالَ دَخَلَ رَجُلٌ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَلاَةِ الْغَدَاةِ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ فِي جَانِبِ الْمَسْجِدِ ثُمَّ دَخَلَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا سَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " يَا فُلاَنُ بِأَىِّ الصَّلاَتَيْنِ اعْتَدَدْتَ أَبِصَلاَتِكَ وَحْدَكَ أَمْ بِصَلاَتِكَ مَعَنَا " .
Türkçe Çeviri
Bize, Ebû Kâmil El-Cahderî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hammad (yani İbn Zeyd) , rivâyet etti. H. Bana Hâmid b. Ömer El-Bekrâvî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdülvâhid (yani İbn Ziyâd) rivâyet etti. H. Bize İbn Nümeyr de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Muâviye rivâyet etti. Bunların hepsi Âsım'dan rivâyette bulunmuşlardır. H. Bana ZÜlıeyr b. Harb dahi rivâyet etti. Lâfız onundur. (Dedi ki) : Bİ-ze Mervân b. Muâviyete'l - Fezârî, Âsım-ı Ahvel'den, o da Abdullah b. Sercis den naklen rivâyet etti. Abdullah Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) sabah namazında iken bir adam mescide girerek mescidin bir tarafında iki rek'ât namaz kıldı. Sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile namaza dâhil oldu. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verince: «Ey Fülân! Sen bu iki namazdan hangisini sayıyorsun? Yalnız başına kıldığın namazı mı yoksa bizimle beraber kıldığmı mı?» buyurdular.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com