Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Cum'a» bahsinde tahrîc etmişdir. Cemâatin hoşlanmadıkları söz, Hazret-i İbn Abbâs'in, müezzine «Hayye ale's-Salâh» yerine «namazlarınızı -evlerinizde kılın!» demesini emretmesidir. Bâzı rivâyetlerde cemâatin bu sözden hoşlanmıyarak biri-birlerine bakıştıkları kaydedilmişdir. Azme: Farz mânâsına gelir. Bu kelimenin buradaki mânâsı İsmâîlî'ye nıüşkil görünmüş; bu sebeple «Şüphesiz ki cum'a namazı farz'dır. cümlesinin sahih olmadığına ihtimâl vermişdir. Ona göre buradaki «Azme» den murâd: ezanın kelimesi yani «Hayye ale's-Salâh!» dır. Çünkü bu cümle namaz için davet cümlesidir. İşitenlerin ona icabet etmesi gerekir. Şayet «Azme» den murâd cum'a namazı olsaydı, ezanın bir kısmını bırakmakla bu azimet zail olmazdı. Hâlbuki azîmetden murâd cum'a'dır. İbn Abbâs (radıyallahü anh) «Her ne kadar cum'a namazı azimet yani farz olsa da yağmur da bu azimeti ruhsata çeviren Özürlerden biridir.» demek istemişdir. İbn Abbâs Hazretlerine göre yağmur da cum'a'yı terk etmek için. bir özür sayılır. İbn Şîrîn ile Abdurrahman b. Semura-nın mezhebleri bu olduğu gibi İmâm Ahmed b. Hanbel ile İshâk dahi buna kaail olmuşlardır. Ulemâdan bir taifeye göre yağmur, Özür değildir. Binâenaleyh yağmur sebebi ile cum'a namazından kalmak caiz değildir. İbn Kaani'in rivâyetine göre bâzı kimseler yağmurlu günde cum'a namazından, kalıp kalamıyacaklarını İmâm. Mâlik'e sormuşlar; Hazret-i İmâm, onlara bu bâb'da bir şey işitmediğini söylemiş. Kendisine: «Hâdîsde: Dikkat!.. Evlerinizde kılın!» buyuruluyor demişler.. «O, sefer'e mahsûsdur.» cevâbını vermiş. Hâlbuki İmâm Mâlik , cum'a namazından kalma hususunda yağmurdan ma'dâ Özürleri kabul etmişdir. İbn'l Kâsım'in rivâyetine göre İmâm Mâlik , bir kimsenin din kardeşinin cenazesinde hizmetde bulunmak üzere cum'a namazından kalmasını tecviz ettiği gibi İbn Habîb'in rivâyetine göre Öleceğinden korkulan hastası bulunan kimseye de cum'a'yı terk hususunda ruhsat tanımışdır. İmâm Şafiî 'ye göre, babasının öleceğinden korkan bir kimse cum'a namazını terk edebilir. At â': «Cum'a günü hatîb, hutbe okurken babana yetişin imdâd!.. diye bağırırlarsa, cum'a'yı bırak hemen kalk git!» demişdir. Yine İmâm Mâlik den bir rivâyete göre, hastalarla şeyh-ı fânilere cum'a namazı yokdur. Ebû Miclezz: «Karnı ağıran kimse cum'a'ya gelmeyebilir.» demiş; İbn Habîb, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in cum'a gününe tesadüf eden bayram namazına gelen köylülere, o gün cum'a namazına gelmemeleri için ruhsat verdiğini söylemişdir. Dağlarda yaşıyan köylülere ayni şekildeki ruhsatı Hazret-i Osman dahi vermişdir. İmâm Mâlik 'in bu bâb'daki sözleri, muhtelifdir. Şafiî 'lerden rivâyet olunan sahîh kavle göre, böyle zamanlarda cum'a namazı, sakıt olur. Bu hadîsdeki cümlesi şeklinde de rivâyet olunmuşdur. Birinci rivâyete göre cümlenin mânâsı: «Size, meşakkat vermek istemedim.»; ikinciye göre ma'nâsı: «Sizi, çıkarmak istemedim.» demekdir.