حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ إِسْحَاقَ، - وَهُوَ ابْنُ سُوَيْدٍ - أَنَّ أَبَا قَتَادَةَ، حَدَّثَ قَالَ كُنَّا عِنْدَ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ فِي رَهْطٍ مِنَّا وَفِينَا بُشَيْرُ بْنُ كَعْبٍ فَحَدَّثَنَا عِمْرَانُ، يَوْمَئِذٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْحَيَاءُ خَيْرٌ كُلُّهُ " . قَالَ أَوْ قَالَ " الْحَيَاءُ كُلُّهُ خَيْرٌ " . فَقَالَ بُشَيْرُ بْنُ كَعْبٍ إِنَّا لَنَجِدُ فِي بَعْضِ الْكُتُبِ أَوِ الْحِكْمَةِ أَنَّ مِنْهُ سَكِينَةً وَوَقَارًا لِلَّهِ وَمِنْهُ ضَعْفٌ . قَالَ فَغَضِبَ عِمْرَانُ حَتَّى احْمَرَّتَا عَيْنَاهُ وَقَالَ أَلاَ أُرَانِي أُحَدِّثُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتُعَارِضُ فِيهِ . قَالَ فَأَعَادَ عِمْرَانُ الْحَدِيثَ قَالَ فَأَعَادَ بُشَيْرٌ فَغَضِبَ عِمْرَانُ قَالَ فَمَا زِلْنَا نَقُولُ فِيهِ إِنَّهُ مِنَّا يَا أَبَا نُجَيْدٍ إِنَّهُ لاَ بَأْسَ بِهِ .
Asıl metin · Müslim · İman · 156
Bize Yahya b. Habib el-Hârisi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hâmmâd b. Zeyd, İshâk'tan -ki İbn Süveyd'dir— naklen Ebû Katâde'nin (şunu) tahdis ettiğini anlattı. Ebû Katade Dedi ki: — Aramızda Büşeyr b. Kâ'b'da bulunduğu halde bizden bir cemaatla birlikte İmrân b. Husayn’ın yanında bulunuyorduk. İşte o gün İmrân bize hadîs rivâyet ederek dedi ki: — Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Hayanın hepsi hayırdır.» Yahut : «Hayanın bütünü hayırdır.» buyurdular. Derken Büşeyr b. Kâ'b: — Biz hakikaten tazı kitaplarda yahud hikmette: bir kısım bayanın sekinet ve Allah'a ta'zim olduğunu görüyoruz; ama onun zaif olanı da var, dedi. Bunun üzerine İmrân kızdı. Hatta gözleri kıpkırmızı oldu. Ve şunları söyledi: — Bana bak! Ben sana Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den hadîs rivâyet ediyorum; sen buna i'tiraz ediyorsun ha? İmrân hadîsi, Büşeyr de kendi sözünü tekrarladılar durdular. İmrân (iyice) küplere bindi. Biz de (İmrânı teskin için) Büşeyr hakkında boyuna: — O gerçekten bizdendir ya Ebâ Nüceyd! O zararsızdır., diyorduk.