Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Salât: lûgatta duâ etmek, çantı sallamak, bir şeyi yumuşatıp doğrultmak ve ateşe sokmak veya yaslamak ma'nalarına gelir. Şeriatte: Erkân-ı ma'lume ve ef'al-i mahsusa'dır ki, bu erkân ve fiillerin içinde salâtın bütün lügat ma'nâlan mevcuddur. Zekât: lûgatta temizlik, büyüyüp gelişme, lâyık olma ve bolluk içinde yaşama ma'nalarına gelir. Şeriatte: Üzerinden sene geçen nisâb mikdarı malın bir cüzünü iâşimî olmayan bir fakire vermektir. Zekâtta da kelimenin lügat ma'naları mevcuddur. Hacc: lûgatta, kasdetmek ma'nasınadır. Şer'an: İbâdet için Mîkke'yi kasdetmek olup: Vakt-i mahsusda mekân-ı mahsusu kasd-i mahsustur diye tâ'fif edilir. Savın: lûgatta yemekten kesilmek, yememek, susmak, rüzgârın sakinleşmesi gibi bir çok ma'nalara gelir. g Şeriatte: Niyetli olmak şartıyla gündüzün yiyip içmekden ve cima etmekden kendini tutmaktır. Salâtın ikâmesi: namazı bütün erkân ve şartlarına riâyet ederek kılmaktan kinayedir. ttâ-i zekât ve savm-ı ramazan terkipleriyle haccda hazifler vardır. Bunların asılları: «Zekâtı müstehak olanlara vermek,- «Ramazan ayının orucunu tutmak» «Beyti hacc etmek» takdirindedirler. Terkiblerdeki izafetler de hükmün sebebine izafeti kabilindendir. Çünkü hacem sebebi Beyt yani Kâbedir. Bundan dolayıdır ki sebebi tekerrür etmediği için hacc da tekerrür etmeyip bir kişiye ömründe bir defa farz olur. Orucun sebebi aydır. Ayı görmek her yıl tekerrür ettiği için oruçda her sene tekrarlanır.