وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ، حَدَّثَنِي سِمَاكُ بْنُ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ كُنْتُ أُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم الصَّلَوَاتِ فَكَانَتْ صَلاَتُهُ قَصْدًا وَخُطْبَتُهُ قَصْدًا . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ زَكَرِيَّاءُ عَنْ سِمَاكٍ
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe île İbn Nümeyr rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Bişr rivâyet etti. (Dedi ki) . Bize Zekeriyyâ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Simâk b. Harb, Câbir b. Semura'dan naklen rivâyet etti. Câbir Şöyle dedi: «Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte bir çok namazlar kılıyordum. Onun namazı orta, hutbesi de orta İdi.» Ebû Bekr'in rivâyetinde: «Zekeriyyâ' Simâk'den» denilmiştir. Kasd: Orta demektir. Araplar orta boylu adama ve orta halde yaşayışa kasd derler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Hep kim cemaata namaz kıldırırsa hafif futsun!» buyurmuşlardır. Çünkü namazı uzun tutmak bahusus yaz gecelerinde cemaata zorluk verir. Bir de uzatmada bir nevi' tesannu vardır. İmâm olan kimsenin cemaatin hâlini göz önünde bulundurarak ona göre hareket etmesi gerektiğini evvelce görmüştük.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com