Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Cuma (no. 1993)
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، حَدَّثَنَا يَعْلَى بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ إِيَاسِ بْنِ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْجُمُعَةَ فَنَرْجِعُ وَمَا نَجِدُ لِلْحِيطَانِ فَيْئًا نَسْتَظِلُّ بِهِ .
Türkçe Çeviri
Bize İshâk b. İbrâhîm rivâyet etti. (Dedi ki) : Hişâm b. Abdilmelik haber verdi (Dedi ki) : Bize Ya'lâ b. Haris, İyâs b. Selemete'-bi Ekva'dan, o da babasından naklen rivâyet etti. İyâs’ın babası Şöyle dedi: «Biz, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde cumâ'yı kılar da dönerdik. Ama (henüz) duvarların, gölgeleneceğimiz kadar gölgesini bulamazdık.» Kaylûle hadîsini Buhârî «Kitâbü'l-Cumua» da, gölge hadîsini de «Kitâbü'l-Megâzî» de tahrîc etmişdir. Gölge hadîsini Ebû Dâvûd , Nesâî ve İbn Mâce «Kitâbu's-Salât» da tahrîc etmişlerdir. Kaylûle: Öğle istirâhati, demekdir. Gadât: Kaba kuşluk; gadâ ise: Kuşluk yemeği mânâsına gelir. Güneşin zevalinden. murâd: Semânın ortasından batıya doğru biraz yanlamasıdır. Nitekim Buhârî 'nin «cuma» bahsinde Hazret-i Enes'den rivâyet ettiği bir hadîsde: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) cum'a namazını güneş (semânın ortasından) yanladığı vakit kılardı.» de-nilmişdir. Mezkûr hadîsi Tirmizî ile Ebû Dâvûd dahi rivâyet etmiş; Tirmizî onun hakkında «Hasen sahîhdir.» tâbirini kullanmış ve «Bu bâbda Selemetü'bnü Ekvâ' ile Câbir ve Zübeyr b. Avvam'dan da hadisler rivâyet edilmişdir. demiştir. Yine bu bâbda Sehl b. Sa'd , Abdullah b. Mesûd, Ammâr b. Yâsir, Sa'dü'l-Kurazî ve Bilâl (radıyallahü anhûm) hazerâtından da rivâyetler vardır. Selemetü'bnü Ekva hadîsini Tirmizî 'den maâdâ bütün kütüb-i sitte sahihleri tahrîc etmişlerdir. Gölge hadîsi nâmını verdiğimiz bu hadîs, Bâbımızın son rivâyetidir. Mezkûr hadîsdeki «Gölgeyi araştırarak dönerdik.» ifâdesinden murâd: Gölgenin azlığını beyândır. Gölgenin en az olduğu zaman ise güneşin tam gökyüzünün ortasında bulunduğu andır. Ondan sonraki zamana zeval denir. Râvî bu sözü ile cuma namazının zeval vaktinde kılındığına işaret etmişdir. Çünkü güneşin tam gökyüzünün ortasında bulunduğu zamanda namaz kılmak mekruhdur. Câbir (radıyallahü anh) hadîsini Müslim ile Nesâî rivâyet etmişlerdir. Bâbımızın birinci ve ikinci rivâyetleri bu hadîse âiddir. Zübeyrü'bnü Avvâm hadîsini İmâm Ahmed b. Hanbel tahrîc etmişdir. Mezkûr hadîsde: «Biz, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde cuma namazını kılar; sonra namazdan çıkarak kale duvarlarına koşuşurduk. Fakat gölge nâmına ancak ayaklarımızı koyacak kadar bir şey bulabilirdik.» denilmişdir. Sehl b. Sa'd hadîsini Buhârî , Müslim , Nesâî ve Tirmizî tahrîc etmişlerdir. Abdullah b. Mes'ûd hadîsini İmâm Ahmed b. Hanbel «Müsned» inde rivâyet etmişdir. Ammâr b. Yâsir hadîsini Taberânî «El-Kebîr» inde rivâyet etmişdir. Bu hadîs Selemetü'bnü Ekva' hadîsi gibidir. Sa'dü'l-Kurazî hadîsini İbn Mâce tahrîc etmişdir. Bilâl (radıyallahü anh) hadîsini dahi Taberânî «El-Kebîr» inde rivâyet etmişdir. Bu hadîsde: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cuma günü gölge nalın bağı kadar olduğu ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) minber üzerine oturduğu zaman ezan okunurdu.» denilmektedir. Sa'd-ı Kurâzî hadîsi dahi hemen hemen bunun gibidir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbCuma · Cuma
Hadis No1993
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.