وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، وَمَسْرُوقٍ، قَالاَ نَشْهَدُ عَلَى عَائِشَةَ أَنَّهَا قَالَتْ مَا كَانَ يَوْمُهُ الَّذِي كَانَ يَكُونُ عِنْدِي إِلاَّ صَلاَّهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْتِي . تَعْنِي الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ .
Türkçe Çeviri
Bize İbn’l-Müsennâ ile İbn Beşşâr rivâyet ettiler. İbnü’l-Müsennâ dedi ki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan, o da Esved ile Mesrûk'dan naklen rivâyet etti. Demişler ki: Âişe 'nin' şunları söylediğine şehâdet ederiz: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in, benim yanımda bulunduğu hiç bir gün olmamıştır ki, bu İki rek'âtı kılmamış olsun.» Âişe (bu sözü ile) ikindiden sonraki iki rek'âtı kasdetmişdir. Hazret-i Âişe hadîsini Buhârî «Kitâhu Mevâkîti's-Salât» da muhtelif yollardan tahrîc ettiği gibi; Ebû Dâvûd ile Nesâî dahi «Kitâbü's-Salât» da rivâyet etmişlerdir. Kirmanı bu hadîsi rivâyet ettikden sonra şunları söylemektedir: «Bu hadîslerle, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in ikindiden sonra nafile kılmakdan nehyettiğine dâir yukarıda geçen hadîslerin araları nasıl bulunur dersen; ben de derim ki: Bu suâle şöyle cevap verilmişdir:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com