حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، كَرِوَايَةِ يُونُسَ بِإِسْنَادِهِ .
Türkçe Çeviri
Bize İshâk b. İbrâhîm ile Abd b. Humeyd rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Abdurrazzâk haber verdi. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Zührî'den Yûnus'un isnadı ile; onun rivâyeti gibi haber verdi. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü'l-Husûmât», «Fedâilü'l-Kur'ân», -Ki-tâbu't-Tevhîd- ve -istitâbetü'l-Mürteddîn» de; Ebû Dâvûd “Kitâbü's-Salât» da; Tirraizî «Kıraat» da; Nesâî «Kitâbu's-Salât» ile Fedâilü'l-Kur'ân» da muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. «Az kaldı acele edecekdim...» cümlesinden murâd: Hişâm'a inkâr hussûunda acele ederek ona hücumda bulunacakdım; demekdir. Hazret-i Ömer ile Hişâm (radıyallahü anh) ’in okuyuşları biribiri-ne ne şekilde muhalif olduğunu ulemâdan hiç biri beyân etmemişdir. Hadîs-i şerîfde dahi yalnız Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in her ikisinin kıraatini tasdik ile: «Bu sûre böyle indirildi...» buyurduğu ve neticede Kur'ân'ın yedi harf üzerine indirildi...» buyurduğu ve neticede Kur'ân'ın yedi harf üzerine indirildiğini beyân ile: «Bunlardan hangisi kolayınıza gelirse, onu okuyun!» emrini verdiği bildiriliyor. Ulemâ, yedi harfden ne murâd edildiğini beyân hususunda ihtilâf etmişler; neticede ortaya on kavil çıkmışdır. Şöyle ki:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com