⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Yolcu Namazı · 1897 kaydında.
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ وَاثِلَةَ، أَنَّ نَافِعَ بْنَ عَبْدِ الْحَارِثِ، لَقِيَ عُمَرَ بِعُسْفَانَ وَكَانَ عُمَرُ يَسْتَعْمِلُهُ عَلَى مَكَّةَ فَقَالَ مَنِ اسْتَعْمَلْتَ عَلَى أَهْلِ الْوَادِي فَقَالَ ابْنَ أَبْزَى . قَالَ وَمَنِ ابْنُ أَبْزَى قَالَ مَوْلًى مِنْ مَوَالِينَا . قَالَ فَاسْتَخْلَفْتَ عَلَيْهِمْ مَوْلًى قَالَ إِنَّهُ قَارِئٌ لِكِتَابِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَإِنَّهُ عَالِمٌ بِالْفَرَائِضِ . قَالَ عُمَرُ أَمَا إِنَّ نَبِيَّكُمْ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ يَرْفَعُ بِهَذَا الْكِتَابِ أَقْوَامًا وَيَضَعُ بِهِ آخَرِينَ " .
Asıl metin · Müslim · Yolcu Namazı · 1897
Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ya'-kûb b. İbrahim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam, İbn Şihâb'dan, o da Âmir b. Vâsile'den naklen rivâyet etti ki, Nâfi' b. Abdilhâris Usfân'-da Ömer'e rastlamış. Ömer, kendisini Mekke'ye vâlî tâyîn etmiş imiş. Ömer ona: — Bu vâdî halkına kimi me'mûr ta'yîn ettin? diye sormuş, o da: — İbn Ebzâ'yıî cevâbını vermiş. Ömer: — İbn Ebzâ kimdir? deyince; Vali: — Bizim âzâdlılarımızdan biridir; cevâbını vermiş. Bunun üzerine Ömer: — Sen, onların üzerine bir âzadlıyı me'mûr ettin ha? demiş. Vali: — Ama o, Allah azze ve celle'nin Kitabını okur: bütün farzları da bilir; demiş. Ömer: «Allah bu kitapla bâzı kavimleri yükseltir; bir takımlarını da alçaltır.» — Dikkat et ki Peygamber imiz (sallallahü aleyhi ve sellem) : buyurdu; demiş.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Yolcu Namazı (no. 1898)
وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ قَالاَ أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عَامِرُ بْنُ وَاثِلَةَ اللَّيْثِيُّ، أَنَّ نَافِعَ بْنَ، عَبْدِ الْحَارِثِ الْخُزَاعِيَّ لَقِيَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ بِعُسْفَانَ . بِمِثْلِ حَدِيثِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ، .
Bu kayıttaki metin
Bana Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî ile Ebû Bekir b. İshâk rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû'l-Yemân haber verdi. (Dedi ki) : Bize Şuayb, Zührî'den naklen haber verdi. Dedi ki: Bana Âmiru'bnü Vâsilete'l-Leysî rivâyet etti ki, Nâfi' b. Abdiîhâris El-Huzâî Usfân'da Öme-ru'bnU’l-Hattâb'a rastlamış. Ve Amir hadîsi İbrahim b. Sa'd'in, Zührî'den naklettiği hadîs tarzında rivâyet eylemiştir. Hased hadîsini Buhârî «Kitâbti’l-tlîm», «Kitâbü't-Tebennî», «Kİtâbu't-Tevhîd», «Kitâbu'z-Zekât», «Kitâbü'l-Ahkâm» ve «Kitâbti'l -i'tisâm- da; Nesâî «Kitâbü’l-ilim» de; İbn Mâce de «Kitâ-hü’l-Zühd» de muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Hadîsi şerifin muhtelif rivâyetlerinde zikri geçen «hased» den murâd: gıpta'dir. Çünkü hasedin hakikati, bir kimsenin dîn kardeşinde gördüğü bir nimetin ondan alınarak; kendisine verilmesini istemesidir. Bu sebeple hasedlik, kötü bir hasletdir. Gıpta ise: Başkasında gördüğü bir nimeti, ondan alınmasını istemeden kendine temenni etmesidir. Gıpta makbul bir hasletdir. Bazıları hasedi: «Nimetin verilen kimseden gitmesini temenni et-mekdir.» diye târîf ederler. «Hased: Bir nimeti kendine temenni etmekdir.» diyenler de vardır. Aynî : «Doğrusu kelimenin bütün bu mânâlara şâmil olmasıdır.» diyor. Hadîsden murâd: bu iki şey'den maada makbul gıpta yokdur- de-mekdir. Hikmet'den murâd: Kur'ân-ı Kerîm'dir. Netekim hadîsin Ebû Hüreyre rivâyetinde: «Hased ancak iki şeyde caizdir. (Biri) : Allah'ın kendisine Kur'ân öğrettiği kimsedir ki, onu gece gündüz okur. (Diğeri) : Allah'ın kendisine mal verdiği kimsedir. O da, onu infâk eder.» buyurulmuşdur. Hâsılı bu rivâyetlerde sebebi zikir, müsebbebi kasd kablîinden mecazen gıptaya hased denilmişdir. Hikmet: Eşyayı, şeriatın beyân ettiği şekilde bilmekdir. Bu lâfız ilmî kemâî'e işâretdir. îlmî kemâl dahi, amelî kemâl'e götürür. Ve bu iki kemâl ile fazilet hasîl olur. Fazilet de ya dâhili ya haricîdir. Dahilî fazletle-rin esâsı ilim, haricî faziletlerin temeli ise maldır. Sonra faziletler biri tam, diğeri ondan da üstün yani etem olmak üzere iki nev'îdir. Hattâbî diyor ki: « Bu hadîsi n mânâsı: îlme ve öğrenmeye, keza mal tesaddukuna teşvîkdir.» Son hadîsdeki: «Allah, bu kitapla bâzı kavimleri yükseltir: bâzılarını da alaçltır.» ifâdesi ile Hazret-i Ömer, o me'mûrun Kur'ân-ı Kerîm sayesinde yükselenlerden olduğuna işaret etmişdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbYolcu Namazı · Yolcu Namazı
Hadis No1898
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.