Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Yolcu Namazı · 1893← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Yolcu Namazı · 1890 kaydında.
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمِّي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، أَنَّ أَبَا الرِّجَالِ، مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَهُ عَنْ أُمِّهِ، عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَكَانَتْ فِي حَجْرِ عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ رَجُلاً عَلَى سَرِيَّةٍ وَكَانَ يَقْرَأُ لأَصْحَابِهِ فِي صَلاَتِهِمْ فَيَخْتِمُ بِـ ‏{‏ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ‏}‏ فَلَمَّا رَجَعُوا ذُكِرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ سَلُوهُ لأَىِّ شَىْءٍ يَصْنَعُ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ فَسَأَلُوهُ فَقَالَ لأَنَّهَا صِفَةُ الرَّحْمَنِ فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَقْرَأَ بِهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَخْبِرُوهُ أَنَّ اللَّهَ يُحِبُّهُ
Asıl metin · Müslim · Yolcu Namazı · 1890
Bize Ahmed b. Abdirrahmân b. Vehb rivâyet etti, (Dedi ki) : Bize amcam Abdullah b. Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Amru'-bnü'l-Hâris, Saîd b. Ebî Hilâl'den naklen rivâyet etti. Ona da Ebû'r-Ricâl Muhammed b. Abdirrahmân, annesi Amra binti ALdirrahmân'dan naklen rivâyet etmiş. Amra, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in zevcesi Âişe 'nin himayesinde bulunuyoımuş. O da Âişe 'rien rivâyet etmiş ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir zâtı bir seriyyeye kumandan olarak gazaya göndermiş. Bu zât maiyyetindekilere namaz kıldırırken kırâetini dâima İhlâs sûresi ile titirirmiş. Gazadan döndükleri vakit ashâb bunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e söylemişler. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ona sorun; bunu niçin yapıyormuş?» buyurmuşlar. Ashâb, o zâta sormuşlar; şu cevâbı vermiş: — Çünkü İhlâs sûresi Rahmân'ın sıfatıdır; ben de kirâetimi, o sıfatla yapmak isterim. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ona haber verin ki, Allah da onu seviyor.» buyurmuşlar. Bu hadîsi n Ebû Saîd-i Hudri rivâyetlerini Buhârî «Kitâfeu Fedâilû'l-Kur'ân» da tahrîc etmişdir. Ulemâ İhlâs sûresinin, Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birine muâdil olmasından ne murâd edildiği hususunda ihtilâf etmişlerdir. Mâzirî (453-536) 'ye göre Kur'ân-ı Kerîm, üç kısma ayrılır: Kıssalar, ahkâm ve Allah'ın sıfatları... İhlâs sûresi sırf Allah'ın sıfatlarına mahsûdur. Onun için de Kur'ân-ı Kerîm'in üç cüz'ünden biri demekdir. Bazıları: «İhlâs sûresinin sevabı katlanarak, Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birinin katlanmıyan sevabı kadar olur.» demişlerdir. Bir takımları: «Kur'ân-i Kerîm üç kısımdan fazla değildir. Bunlar: a) Allahü teâlâ’nın zâtını bilmeye irşâd; b) İsim ve sıfatlarını bilmeye; c) Fiil ve âdetlerini bilmeye irşâddan ibâretdir. Bu sûre Allah'ı takdîs ve tenzihe şâmil olunca Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onu Kur'ân’ın üçte birine denk tutmuşdur.» derler. Ulemâdan bir cemaata göre, İhlâs sûresinin tez'ammun ettiği tevhidi ikrar Allahü teâlâ'ya iz'ân ile îmân, Kur'ân-ı Kerîm'in Üçte birini okumak gibidr. Hattâ: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu sözü muayyen bir şahsa söylemişdir. Binâenaleyh hüküm ona mahsûsdur.» diyenler bile vardır. Ebû Ömer İbn Abdilberr (368 - 463) : «Biz Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den sahîh ve sabit olarak nakledilen rivâyetle amel eder; ondan öteye geçmeyiz. Mânâsını bilmediklerimizi (Aleyhissalâtü Vesselâm) efendimize havale eyleriz. (Burada da) ihlâs suresinin neden Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birine muâdil olduğunu bilmiyoruz.» demişdir. İshâk b. Râhuye: « Bu hadîsi n mânâsı: Üç ihlâs okuyan kimse, bütün Kurân'ı okuyan kadar sevap kazanır, demek değildir. Velev ki İhlâsı ikiyüz defadan fazla okusun.» diyor. Bu bâbda Ebû'l-Hasen El-Kaabisî dahi şunları söylemektedir «İhtimâl ki İhlâs sûresini bir kaç kere okuyarak yatan azât, ezberinde başka bir sûre olmadığı için bunu az bulmuş; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de az bile olsa hayır işlemeğe onu tergîb ve teşvîk için ihlâs sûresinin Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birine muâdil olduğunu söylemişdir. Allahü teâlâ, kulunun az ameline mukaabil çok amel sevabı verebilir.» Bazıları «Bu hadîsden murâd: ihlâs sûresinin sevabı, içinde bu sûre okunmamak şartı ile Kur'ân-ı Kerim'in üçte biri sevabına muâdildir» demişlerdir. İhlâs sûresinin, Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birine muâdil olduğunu bildiren hadîsleri sahâbe-i kirâmdan bir cemâat rivâyet etmişlerdir ki, Übeyyü'bnü Kâ'b, Ömeru'bnü’l-Hattâb; Ebû Eyyûh El-Ensârî, Ebû Mes'ûd El-Ensârî, Sımak ve Enes (radıyallahü anhûm) bunlar meyânındadır. Allahü teâlâ'nın kulunu sevmesine gelince: Mâzirî'ye göre: Bundan murâd, kullarına sevap ve nîmet vermeyi dilemesidir. Bazıları: «Allah'ın kullarına mahabbeti, onlara sevap ve nîmet vermeyi vaad etmesi değil; fi'ien bu sevap ve nimeti vermesidir.» demişlerdir. Kulların Allahü teâlâ'yı sevmesi ise; bâzılarına göre, Allahü teâlâ'ya meyletmelerinden ibâretdir. Bir takımları: «Kulların, Allah'ı sevmesi, ona ibâdet ve tâata devam etmeleridir.» demişlerdir.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Yolcu Namazı (no. 1893)
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ إِسْمَاعِيلَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ أَبِي أُسَامَةَ عَنْ عُقْبَةَ، بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ وَكَانَ مِنْ رُفَعَاءِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vekî' rivâyet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi' dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Üsâme rivâyet etti. Bu râvîlerin ikisi de İsmail'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivâyet etmişlerdir. Ebû Üsâme'nin, Ükbetü'bnü Âmir El-Cühenî’den naklettiği rivâyetde: «O, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in ashabının büyüklerindendi.» ifâdesi vardır. Falâk ve Nâs sûrelerine Muavvizeteyn derler. Muavviz: Sığındırıcı demekdir. Bu sûrelerin başında ins-ü cinnin ve bütün mahlûkaatın şerlerinden Allah'a sığınmak emrolunduğu için onlara, bu isim verilmişdir. Bunlara İhlâs sûresini de katarak; üçüne birden «Muavvizât» derler. Buhârî «Kitâbü'l-Fedâil» de Hazret-i Âişe 'den şu hadîsi tahrîc etroişdir: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hastalandığı vakif kendine Muavvizâf'ı okur ve üfürürdü. Ağrısı şiddetlenince ona, bunları ben okur ve bereketini umarak elini mesh ederdim. Yine Hazret-i Âişe 'den rivâyet olunan başka bir hadîsde şöyle buyurulmaktadır: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) her gece döşeğine ulandığı vakif avuçlarını bir yere getirir; sonra onların içine üfürerek Ihlâs, Falâk ve Nâs sûrelerini okur; sonra elleri ile vücûdunun örebildiği yerlerini meshederdi. (Bu İş'e) başından, yüzünden ve vücûdunun ön taraflarından başlar; üç defa tekrarlardı.» Yine Buhârî 'nin «Tefsir» bahsinde Hazret-i Übeyyü'bnü Kâ'b'dan naklen şu hadîsler rivâyet olunmuşdur:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetNamaz
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbYolcu Namazı · Yolcu Namazı
Hadis No1893
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile