حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ، - وَهُوَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ - حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ زَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلاَّمٍ، يَقُولُ حَدَّثَنِي أَبُو أُمَامَةَ، الْبَاهِلِيُّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " اقْرَءُوا الْقُرْآنَ فَإِنَّهُ يَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ شَفِيعًا لأَصْحَابِهِ اقْرَءُوا الزَّهْرَاوَيْنِ الْبَقَرَةَ وَسُورَةَ آلِ عِمْرَانَ فَإِنَّهُمَا تَأْتِيَانِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَأَنَّهُمَا غَمَامَتَانِ أَوْ كَأَنَّهُمَا غَيَايَتَانِ أَوْ كَأَنَّهُمَا فِرْقَانِ مِنْ طَيْرٍ صَوَافَّ تُحَاجَّانِ عَنْ أَصْحَابِهِمَا اقْرَءُوا سُورَةَ الْبَقَرَةِ فَإِنَّ أَخْذَهَا بَرَكَةٌ وَتَرْكَهَا حَسْرَةٌ وَلاَ تَسْتَطِيعُهَا الْبَطَلَةُ " . قَالَ مُعَاوِيَةُ بَلَغَنِي أَنَّ الْبَطَلَةَ السَّحَرَةُ .
Türkçe Çeviri
Bana Hasenü'bnü Aliyy El-Hûlvânî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Tevbe —ki Rabî' b. Nâfi'dir.— rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muâviye (yani İbn Sellâm) Zeyd'den naklen rivâyet etti. Zeyd, Ebû Sellâm'ı şöyle derken işitmiş: Bana Ebû Ümâmete'l-Bâhilî rivâyet etti. Dedi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i «Kur'ân-ı okuyun! Çünkü Kur'ân, onu okuyanlara kıyâmet günü şefaatçi olarak gelecekdir. Zehrâveyn'i (yani) Bakara ile Âl-i Imrân sûrelerini okuyun! Çünkü onlar kıyâmet gününde iki bulut yahut iki gölge veya safbeste iki fırka kuş gibi gelecek; okuyucularını müdâfaa edeceklerdir. Sûre-i Bakara'yı okuyun! Zîra onu okumak bereketdir; terk etmek İse pişmanlıkdır. Onu tahsil etmeye battailer muktedir olamazlar.» buyururken işittim. Muâviye: «Duydum ki Battailer: sihirbazlar mânâsına gelirmiş.» demiş.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com