وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ قَرَأَ رَجُلٌ الْكَهْفَ وَفِي الدَّارِ دَابَّةٌ فَجَعَلَتْ تَنْفِرُ فَنَظَرَ فَإِذَا ضَبَابَةٌ أَوْ سَحَابَةٌ قَدْ غَشِيَتْهُ قَالَ فَذَكَرَ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " اقْرَأْ فُلاَنُ فَإِنَّهَا السَّكِينَةُ تَنَزَّلَتْ عِنْدَ الْقُرْآنِ أَوْ تَنَزَّلَتْ لِلْقُرْآنِ " .
Türkçe Çeviri
Bize İbn’l-Müsennâ ile İbn Beşşâr rivâyet ettiler, lâfız İbn'l-Müsennâ'nındır. Dediler ki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan naklen rivâyet etti. Ebû İshâk' Şöyle dedi: Ben Berâ'yı şunu söylerken işittim:. Bir adam Kehf sûresini okudu. Evinde bir at vara di. Derken at ürkmeye başladı. Bunun üzerine adam bakındı: bir de ne görsün! Kendisini bir sis yahut bir pulut kaplamış! Bunu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)' e anlattı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Oku ey fülân! Çünkü o bulut sekînetdir. Kur'ân okunurken inmişdir. Yahut Kur'ân için inmişdir.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com