وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَسْتَمِعُ قِرَاءَةَ رَجُلٍ فِي الْمَسْجِدِ . فَقَالَ " رَحِمَهُ اللَّهُ لَقَدْ أَذْكَرَنِي آيَةً كُنْتُ أُنْسِيتُهَا " .
Türkçe Çeviri
Bize, İbn Nümeyr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize, Abde ile Muâviye, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe 'den naklen rivâyet ettiler. Âişe şöyle dedi: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) mescidde bir zâtın Kur'ân okuyuşunu dinler de: «Allah, ona rahmet buyursun! Gerçekten bana unutturulduğum bir âyeti hatırlattı.» derdi. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu Fedâili'l-Kur'ân» in bir kaç yerinde tahrîc etmişdir. Anlaşılıyor ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) lihîkmetin bâzı âyetleri unutmuş; bunları mescidde Kur'ân okuyan bir zâtdan işidince hatırlamış. Ancak unutulan âyetlerin neler olduğu ve sayılan bildirilme-mişdir. Buhârî 'nin bir rivâyetinden Kur'ân okuyan zâtın Abbâd b. Bişr olduğu, başka bir rivâyetinden üç Abdullah b. Yezîd El-Ensârî olduğu anlaşılıyor. Bu rivâyetlere bakarak bazıları kıssanın iki defa geçtiğine ihtimâl vermişlerdir. Bazıları bu hadîsden fıkhî bir mes'ele istinbât ederek, unutulan âyetlerin yirmibir aded olduğunu söylemişlerdir. Bunu nasıl istinbât ettiklerini öğrenmek için fıkıh kitaplarına müracaat etmelidir. Burada : «Acaba Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e unutmak nasıl caiz olmuşdur?» şeklinde bir suâl hatıra gelebilir. Bunun cevâbı şudur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) o âyetleri unutmuş değil, onlar kendisine unutturulmuşdur. Bittabi kendiliğinden unutmak başka, Allah tarafından unutturulmak yine başkadır. Allah tarafından unutturulmak-da, onun ihtiyarı ve dahl-ü te'sîri yokdur. Cumhûr-u ulemaya göre tebliğ ve talîm tarîki ile öğrenmediği şeyleri unutup unutamıya-cağı ise ihtilaflıdır. Câîz görenler: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) unuttuğu şey üzerine ikrar olunmaz. Bil'akis onu ya kendisi hatırlar yahut hatırlatılır.» demişlerdir. Bu hatırlatmanın dahi derhâl mi yoksa vefatından önceye kadar mı devam edeceği hususunda yine ihtilâf vardır. Bu hadîsde o zâtdan duyduğu âyetleri unutması caizdir. İsmâilî'nin beyanına göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Kur'ân'ı unutması iki kısma ayrılır. Bunların birincisi unutup az sonra hatırlama-sıdır ki, bu insanın tabiatında vardır. İkincisi: neshi murad edilerek Allah tarafından kalbinden silinendir. Birinci kısım arızî olup çabuk gelip geçer. İkinci kısım ise nesih âyetine dahildir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com