Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Yolcu Namazı (no. 1744)
وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى، - وَهُوَ ابْنُ يُونُسَ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا عَمِلَ عَمَلاً أَثْبَتَهُ وَكَانَ إِذَا نَامَ مِنَ اللَّيْلِ أَوْ مَرِضَ صَلَّى مِنَ النَّهَارِ ثِنْتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً . قَالَتْ وَمَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ لَيْلَةً حَتَّى الصَّبَاحِ وَمَا صَامَ شَهْرًا مُتَتَابِعًا إِلاَّ رَمَضَانَ .
Türkçe Çeviri
Bize, Aliyyü'bnü Haşrem rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize, İsâ —ki İbn Yûnus'dur— Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Zürâra'dan, o da Sa'dü'bnü Hişâm-i Ensârî'den, o da Âişe 'den naklen haber verdi. Âişe , Şöyle dedi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir İş yaparsa, onu devam ettirirdi. Geceleyin uyur yahut hasta olursa (kılamadığı gece namazının yerine) gündüzleyîn oniki rek'ât namaz kîlardi.» Âişe , şunu (da) söylemiş: «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sabaha kadar namaz kıldığını görmedim. Ramazandan gayrı peşi peşine bir ay oruç da tutmuş değildir.» Bu hadîsi n siyakından anlaşılıyor ki, Sa'dü'bnü Hişâm Allah rızâ ısiçin ölünceye kadar gazada bulunmaya niyet etmiş. Bu maksad-la karısını da boşamış ve Medîne'de bulunan bir arsasını satarak, bedeli ile fîsebîlillâh çalışanlara tasadduk etmek istemiş. Bu maksadla Medine'ye gelince Medîne Zi'lerden bâzı kimseler, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) devrinde altı kişilik bir cemâatin ayni şey'i yapmak istediklerini, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in buna râzi olmıyarak kendilerini nehyettiğini söylemişler. O da niyetinden vazgeçerek boşadığı karısına dönmüş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in kadınlarını boşayarak, kendilerini hak yolunda mücâhedeye vakfeden altı zâtı nehy buyurması, dünyâda zühd-ü takvâ'nın, kadın boşamakla tehakkuk edemiyeceğine delildir. Sa'd bu mes'eleden sonra Hazret-i İbn Abbâs'a müracaat ederek, ona Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in vitir namazını sormuş; o da bu işi yeryüzünde en iyi bilen Hazret-i Âişe 'dir; diyerek kendisini Âişe (radıyallahü anha) 'ya gondermişdir. Sa'd, ona Hakîm b. Eflâh ile birlikde gitmeyi daha muvafık bularak Hakîm'e müracaat etmiş ise de Hakim: « Âişe , Hazret-i Ali ve Cemel ashabı hakkında bir şey söylememesi hususunda benim, kendisine yaptığım ten-bihi kabul etmedi. Neticede iş harbe müncerr oldu.» diyerek, bu teklifi kabul etmek istememiş; fakat Sa'd yemin ederek ağır basınca daya-namıyarak teklifi kabul etmiş ve beraberce gitmişler. Hadîs-i şerîfde zikri geçen iki şîa'dan murâd Hazret-iAlî tarafdarları ile Cemel ashabıdır. Hazret-i Âişe , Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ahlâkının Kur'ân olduğunu söylemişdir. Bu sözden murâd: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Kur'ânla amel ettiğim, onun âdabına temâmiyle uyduğunu anlatmakdır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in gece namazı hakkındaki suâle Âişe (radıyallahü anha) bu namazın evvelâ farz kılındığını; bir sene sonra tahfif edilerek nafile hükmünde bırakıldığını bildirmekle cevap vermişdir. Kâdi İyâz diyor ki: «Gece namazının hükmü hususunda ihtilâf edilmişdir. Gece namazı ekseri ulemâya göre herkes hakkında farzdı. Ebherî, farz değil, mendûb olduğunu söylemişdir. Bazıları: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında farz; ümmeti hakkında nafile idi; derler. Farz'dır diyenler, ihtilâf etmişlerdir. Ekserisine göre sonradan farziyeti nesh edilmişdir. Hazret-i Âişe 'nin delili de budur... Ulemâdan bir taife farzıyetin bakî olduğuna kaaildirler. Onlara göre, bu hüküm nesh edilmemişdir. Kıyam ismi verilebilecek en az bir mikdâr hattâ bir koyun sağacak kadar müddetde gece namazı kılmakla farz ödenmiş olur.» Fakat Nevevî , Kâdî'nin son sözünü yani bir koyun sağacak kadar müddetde gece namazı kılmakla farzın ödenmesi dâvasının hatâ ve merdût olduğunu söylemişdir. Çünkü beş vakit namazdan başka farz namaz olmadığına keza ümmet hakkında gece namazının nafile olduğuna icmâ-ı ümmet vardır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in dokuz rek'ât kıldığı gece namazından murâd ne olduğu yukarıda îzâh edilmişdi. Sa'd'in, Hazret-i İbn Abbâs'a: «Eğer senin Âişe 'nin yanına girmediğini bilseydim, onun hadîsini sana söylemezdim.» demesi, Kâdi İyâz'in beyânına göre dargınlığından dolayı onu muâhaze içindir. Âişe (radıyallahü anha) mü'minlerin annesi olduğu hâlde İbn Abbâs Hazretlerinin, onun yanına girmekden çekinmesi evlâdın, anneden kaçması, ona bakmaması mânâsına geleceğinden, onu Hazret-i Âişe 'nin yanına girmeye mecbur etmek için kendisini onun hadîsinden mahrum etmek istemişdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbYolcu Namazı · Yolcu Namazı
Hadis No1744
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.