وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُسَبِّحُ عَلَى الرَّاحِلَةِ قِبَلَ أَىِّ وَجْهٍ تَوَجَّهَ وَيُوتِرُ عَلَيْهَا غَيْرَ أَنَّهُ لاَ يُصَلِّي عَلَيْهَا الْمَكْتُوبَةَ .
Türkçe Çeviri
Bana Harmeletü'bnu Yahya da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb haber verdi. (Dedi ki) : Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan, o da. Salim b. Abdillâh'dan, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle dedi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzü nereye dönerse dönsün hayvanı üzerinde nafile namaz kılar; vitri de onun üzerinde kılardı. Şu kadar var ki hayvanın üzerinde farz namaz kılmazdı.» Bu hadîsi Buhârî «Salât-ı vitir» bahsinde; Tirmizî , Nesâî ve İbn Mâce «namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Hadîsin muhtelif rivâyetleri hayvan üzerinde nafile namaz kılınabileceğine; bu arada vitir namazını dahi hayvan üzerinde kılmanın caiz olduğuna delâlet etmektedir. Hayvan üzerinde nafile namaz kılmak bilittifâk câîzdir. Yalnız Dârakutnî ve başkaları burada râvî Amr b. Yahya'in hatâ ettiğini söylemiş ve; « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in malum olan namazı deve üzerinde idi. Doğrusu merkep üzerinde namaz kılmak Müslim 'in de zikrettiği vechle Enes'in yaptığı bir işdir.» demişlerdir. Bu bâbda her mezhebin tafsilâtı vardır. Şöyle ki:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com