حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَمُطِرْنَا فَقَالَ " لِيُصَلِّ مَنْ شَاءَ مِنْكُمْ فِي رَحْلِهِ " .
Türkçe Çeviri
Bize, Ahmed b. Yûnus da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize, Züheyr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize, Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivâyet etti. Câbir, Şöyle dedi: Bir seferde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber (yola) çıktık da yağmura tutulduk. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : Sizden kim isterse namazını, konakladığı yerde kikin!...» buyurdular. İbn Ömer hadîsini, Buhârî «Ezan» bahsinin bir iki yerinde müteaddit râvîlerden tahrîc etmişdir. Dacnân: Mekke'ye bir konak mesafede bulunan bir dağdır. Zemahşerî (467-538) bu dağ ile Mekke arasında yirmibeş mil mesafe bulunduğunu söyler. Hazret-i Abdullah İbn Ömer'in arkadaşlarına namazlarını bulundukları yerde kılmalarını tenbîh etmesi, ezam okurken ara yerde yahut ezan bittikden sonra yapmış olabilir. Fakat ezan bittikden sonra konuşmuşdur; demek evlâdır. Hadîs-i şerif soğuk, yağmur ve rüzgâr gibi, şey'lerin cemaata gitmemek için özür sayıldığına delildir. Hattâ İbn Battal bu bâb'da ulemânın icmâ' hâlinde bulunduğunu nakletmişdir. Lâkin Şâfiîler 'ce ma'rûf olan veçhe göre rüzgâr yalnız geceleyin özür sayılır. Hadîsin zahirine bakılırsa zikredilen üç şey'in geceye mahsûs olduğu anlaşılıyor-sa da bu hadîsin «Sünen» deki rivâyetinde yağmurlu geceden sonra soğuk sabah da zikredilmisdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com