وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ حَتَّى إِنْ كَانَ أَحَدُنَا لَيَضَعُ كَمَا تَضَعُ الْعَنْزُ مَا يَخْلِطُهُ بِشَىْءٍ .
Türkçe Çeviri
Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivâyet etil. (Dedi ki) Bize Veki', İsmail b. Ebî Hâlid'den naklen bu isnadla haber verdi. Ve: «Halta her birimiz keçi gibi defi hacet eder, ona hiç bir şey karışmazdı.» dedi. Bu had'si Buhârî «Kitâbu'r-Rikâk»'ta tahric etmiştir. Hazret-i Sa'd, Allah yolunda ilk ok atan müslümandır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hicretin ilk yılında ilk seriyyesini Ubeyde b. Haris kumandasında müşriklerin kervanına karşı göndermiş, iki taraf Râbığ'da karşılaşarak birbirlerine ok atmışlar, kılıç harbi yapmamışlardı. Bu harbde müslümanlar tarafından ilk oku Hazret-i Sa'd atmıştı. Huble ve Semûr çölde yetişen birer nevî ağaçtır. Benî Esed kabilesi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in vefatından sonra dinden dönerek Peygamber lik iddia eden Tuleyha b. Huveylid'e tâbi olmuşlardı. Sonra Hazret-i Ebû Bekr zamanında Hâlid b. Velid (radıyallahü anh) onlarla harbederek kılıçtan geçirdi. Kalanları tekrar İslâm'a avdet ettiler. Ve ekserisi Kûfeye yerleştiler. Hazret-i Sa'd , Küfe valisi olunca, onu halife Ömer (radıyallahü anh) 'a şikâyet ettiler. Namazı iyi kıldıramıyor, dediler. Tâzir'den murad; ahkam ve farzlar hususunda tevkiftir. Taberi bunun takvim ve tâlim mânâsına geldiğini söylemiştir. Bu takdirde Hazret-i Sa'd: «Sonra Benî Esed kabilesi bana İslâm'ı öğretmeye kalkıştı.» demek istemiştir. İslâmda ta'zir: Te'dib ederek takvin yani terbiye suretiyle doğrultmak mânâsına gelir ki, azarlamaktan başlıyarak icâbına göre dövmek, hapsetmek, sürgüne göndermek ve idam etmek surelleriyle icra olunur. Hadîs-i şerif ashâb-ı kirâmın Allah'a tâat yolunda gösterdikleri zühd, kanaat ve sabra delildir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com