وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَعْبَدِ بْنِ خَالِدٍ، قَالَ سَمِعْتُ حَارِثَةَ بْنَ وَهْبٍ الْخُزَاعِيَّ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِأَهْلِ الْجَنَّةِ كُلُّ ضَعِيفٍ مُتَضَعَّفٍ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِأَهْلِ النَّارِ كُلُّ جَوَّاظٍ زَنِيمٍ مُتَكَبِّرٍ " .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Abdillah b. Nûmeyr de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Veki' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Süfyan, Ma'bed b. Hâlid'den rivâyet, etti. (Dedi ki) : Ben Harise b. Vehb El-Huzâî'yi şunu söylerken işittim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Size cennetlikleri haber vereyim mi? Her zayıf görülen, zayıftır. Allah'a yemin etse, onu yemininde sadık çıkarır. Size cehennemlikleri haber vereyim mi? Her cimri, neseb İddiacısı kibirlidir.» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu't-Tefsir», «Kitâbü'l-Edeb ve «Kitabu'n-Nüzûr»'da; Tirmizî «Kitâbu Sıfeti Cehennem»de; Nesâî «Kİtâbu't-Tefsir»'de; İbnû Mâce «Kitabu'z-Zühd»'de muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Müteda'af: İnsanların zayıf görerek tahkir ettikleri kimsedir. Bu kelime müteda'ıf şeklinde de rivâyet olunmuştur. Bu takdirde mânâsı mütevazı', kendini hiçe sayan demek olur. Kâdî Iyâz : « Buradaki za'fdan murad; kalblerin nezaket ve-inceliği ve imana yatkınlığı da olabilir.» diyor. Hadîsden murad: Ekseriyetle cennetliklerin bu gibi insanlardan olacağını beyandır. «Allah'a yemin etse, onu yemininde sâdık çıkarır...» cümlesinden mu-mad; bazılarına göre: Dua etse, duasını kabul buyurur, manasınadır. Utl : Katı, bâtıl hususundaki düşmanlığı şiddetli kimse demektir. Cevvaz, elinden ;bir şey çıkmayan pinti mânâsına gelir. Bazıları bu kelimenin çok etli ve yürürken böbürlenen mânâsına geldiğini, bir takımları kısa, şişman demek olduğunu söylemişlerdir. Zenîm: Kendinin yalandan bir kavme mensub olduğunu iddia eden kimsedir. Cehennemlikler de ekseriyetle bu gibi kimselerden müteşekkil olacaklardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com