حَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَجَعَلَ مَكَانَ حُجْزَتِهِ حَقْوَيْهِ .
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşar rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize Kavli rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Saîd bu isnadla rivâyet etti. Ama «huczctihî» yerine «hakveyhî» kelimesini koydu. Bu hadîsi n Ebû Hüreyre rivâyetini Buhârî «Bed'ü’l-Halk» bahsinde tahric etmiştir. Bu mânâda İbn Mace, Hazret-i Enes'den, İbn Uyeyne , Hazret-i İbn Abbâs'dan hadîsler rivâyet etmişlerdir. İbn Abbâs Hazretlerine dünya ateşinin neden yaratıldığı sorulmuş; cehennem ateşinden yaratıldığını, yalnız yetmiş defa su ile söndürüldüğünü söylemiş. «Böyle olmasaydı ona yaklaşılmazdı. Çünkü o cehennem ateşindendir.» demiştir. Ulemâ cehennem ateşinin her bir cüz'ünün bütün dünyanın odunu yakılsa, onun ateşinden daha şiddetli olacağını beyan etmişlerdir. Meymûn b. Mihran Dedi ki: «Allah cehennemi halket-tiği vakit bir soluk almasını emir buyurdu. O da aldı. Bundan göklerde yüzüstü kapanmadık hiç bir melek kalmadı. Teâlâ onlara: "Başlarınızı kaldırın. Bilmez misiniz ki; Ben sizi taat için yarattım, bunu da günahkârlar için yarattım, buyurdu. Melekler: Ey Rabbimiz, buna girecekleri görmedikçe biz ondan emin olamayız, dediler." İşte Teâlâ Hazretlerinin (Onlar Rablerinden korkularına çekinirler...) âyet-i kerîmesinin mânâsı budur."» Terkuve ve hakv aynı mânâya gelirler ve ikisi de gömleğin boğaza iliklendiği yer, demektir. Huccetü'l-islâm Gazâlî şöyle diyor: «Dünya ateşi cehennem ateşine uymaz. Lâkin dünyada en şiddetli azab bu ateşin azabı olduğu için cehennem ateşi onunla tarif olunmuştur. Heyhat! Cehennemlikler bu ateşi bulsalar, içinde bulundukları ateşten kaçarak kendilerini ona atarlardı.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com