Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Kıyamet, Cennet ve Cehennem · 7123← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Kıyamet, Cennet ve Cehennem · 7122 kaydında.
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ، عُقْبَةَ ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا مُوسَى، بْنُ عُقْبَةَ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، يُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا كَانَتْ تَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ سَدِّدُوا وَقَارِبُوا وَأَبْشِرُوا فَإِنَّهُ لَنْ يُدْخِلَ الْجَنَّةَ أَحَدًا عَمَلُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَلاَ أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِيَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ وَاعْلَمُوا أَنَّ أَحَبَّ الْعَمَلِ إِلَى اللَّهِ أَدْوَمُهُ وَإِنْ قَلَّ ‏"‏ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Kıyamet, Cennet ve Cehennem · 7122
Bize İshak b. İbrahim de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdû’l-Aziz b. Muhammed haber verdi. (Dedi ki) : Bize Mûsa b. Ukbe haber verdi. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivâyet etti. Lâfız onundur. (Dedi ki) : Bize Behz rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vûheyb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mûsa b. Ukbe rivâyet etti. (Dedi ki) : Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf'ı, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in zevcesi Âişe 'den rivâyet ederken dinledim. Âişe şöyle diyormuş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Doğruyu arayın, yaklaşın ve müjde size! Çünkü hiç bir kimseyi ameli cennete koyacak değildir.» buyurdu Ashab: — Seni de mi ya Resûlallah ? dediler. « (Evet!) Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bir rahmetle beni örtmüş ola. İyi bilin ki, Allah'a en makbul amel az da olsa en devamlı yapılandır.» buyurdular.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Kıyamet, Cennet ve Cehennem (no. 7123)
وَحَدَّثَنَاهُ حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، بْنُ الْمُطَّلِبِ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَلَمْ يَذْكُرْ ‏ "‏ وَأَبْشِرُوا ‏"‏ ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Hasen El-Hulvânî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdü’l-Aziz b. Muttalib, Mûsa b. Ukbe'den tu isnadla rivâyet etti.'Ama «Müjdeleyin...» sözünü anmadı. Bu rivâyetleri Buhârî «Kitâbu'r-Rikâk»'da; Hazret-i Âişe rivâyetini Nesâî yine «Kitâlıu'r-Rikâk»'da tahric etmişlerdir. «Doğruyu arayın, yaklaşın...» cümlesinden murad: Doğruyu arayın, onunla amel edin. Bunu yapamazsanız hiç olmazsa ona yaklaşın, demektir. Buradaki doğruluk, her işte ifratla tefrit arasında orta yolu tutmaktır. Müjdeden murad da amelin karşilığındaki cevabdır. Velev ki az olsun. Bu hadîsler hiç bir kimsenin ibâdet ve taatlarıyle sevabı ve cenneti hak etmediğine, bunların ancak Allah tarafından bir ikram ve ihsan olmak üzere verildiğine delâlet etmektedirler ki, ehl-i sünnetin mezhebi de budur. Ehl-i Sünnete göre akıl; sevab, azab gibi şeyleri isbat etmediği gibi, bir şeyi vâcib veya haram da kılamaz. Allah'ın teklif ettiği şeylerde aklın hiç bir dahlü tesiri yoktur. Bunlar ancak şeriatla sabit olur. Yine ehl-i sünnetin mezhebine göre Allah'a vâcib olan bir şey yoktur. Bütün dünya ve âhiret âlemi onun milk ve sultanındadır. Dilediğini yapmakta tamamiyle serbesttir. Bütün muti ve sâlih kullarını azab etmiş olsa, bu onun bir adaleti; ikram ve ihsan buyurarak cennetine koysa, bu da onun fadlu keremidir. Bu hal kâfirler hakkında da böyledir. Ancak kâfirleri cennete koymıyacağmı haber vermiştir. Şu halde mü'minleri rahmetiyle cennete koyacak, kâfirleri de adaletiyle ebediyyen cehennemde azâb edecektir. Dalâlet fırkalarından Mutezile, şer'î hükümleri akılla isbata kalkışırlar ve: «Amellerin sevabını vermek, kulun yararına olanı yaratmak Allah'a vâcibdir...» derler. Onların bu bâtıl iddiasına göre Cenab-ı Hak (hâşâ) onların düşündüğü gibi yaratmaya mecburdur. Bu çirkin iddia bütün şer'î delillere muhâlifdir. Burada şöyle bir sual hatıra gelebilir. Kur'ân-ı Kerîm'de: «Amelleriniz sebebiyle cennete girin.» «İşlediğiniz ameller sebebiyle mirasa olduğunuz cennet işte budur.» Ve emsali âyetlerde cennete ameller sayesinde girileceği bildiriliyor. Bu hadîslerle âyetler arasında çatışma yok mudur? Cevab: Hayır, yoktur. Gerçi âyetler ameller sebebiyle cennete girileceğini bildiriyorsa da, o amellere muvaffak kılan, hidâyet veren ve onları kabul eden Allah'dır. Bu cihet onun sırf bir rahmeti ve fadlu keremidir. Binâenaleyh hiç bir kimse mücerret ameliyle cennete giremez denilebilir. Hadîslerden murad da budur. Rafiî diyor ki: «Hiç bir kimse cehennemden kurtulmak için ameline güvenmemeüdir. Çünkü amel ancak Allah'ın tevfiki ile meydana gelir. Günâhı terk etmek de Allah'ın korunmasıyle olur. Bütün bunlar Allah'ın fadlu rahmetiyle meydana gelir.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbKıyamet, Cennet ve Cehennem · Kıyamet, Cennet ve Cehennem
Hadis No7123
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile