وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ، جُبَيْرٍ عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ قَيْسٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا أَحَدٌ أَصْبَرَ عَلَى أَذًى يَسْمَعُهُ مِنَ اللَّهِ تَعَالَى إِنَّهُمْ يَجْعَلُونَ لَهُ نِدًّا وَيَجْعَلُونَ لَهُ وَلَدًا وَهُوَ مَعَ ذَلِكَ يَرْزُقُهُمْ وَيُعَافِيهِمْ وَيُعْطِيهِمْ " .
Türkçe Çeviri
Bana Ubeydullah b. Saîd de rivâyet etti. (Dedi ki) Bize Ebû Üsâme, A'meş'den rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Saîd b. Cübeyr, Ebû Abdirrahman Es-Sülemî'den rivâyet etti. (Dedi ki) : Abdullah b. Kays şunu söyledi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «İşittiği bir ezaya Allahü teâlâ'dan daha sabırlı kimse yoktur, kâfirler ona şerik koşuyor, çocuk iddia ediyor, bununla beraber o kendilerinel rızk ve afiyet ihsan ediyor, onlara veriyor!» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu’l-Edeb» ile «Kitâbu't-TevliH »'de; Nesâî «Kitâbu'n-Nuût» ve «Kitâbu't-Tefsir»de muhtelif râvilârden tahric etmişlerdir. Ulemânın beyânına göre bu hadîsten murad; Allahü teâlâ'nın vâsi' hilmini anlatmaktır. Onun hilmİ o kadar geniştir ki: Allah'ın çocuğu ve eşi vardır, diyen kâfirlere bile şâmildir. Mâziri: «Sabrın hakikati nefsi intikam almaktan ve emsali şeylerden men etmektir. Binâenaleyh sabır bir şeyden vaz geçmenin neticesidir. Bu neticeye Teâlâ hakkında sabır ismi verilmiştir.» diyor. Kâdî Iyâz dahi: «Sabûr Allahü teâlâ’nın isimlerinden biridir ve âsilerden intikam almayan mânâsına gelir. Allahü teâlâ'nın isimler arasında halim ne mânâya gelirse, sabûr da o mânâyadır. Halim: İntikam almaya kudreti varken affedendir.» demektedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com