حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ دَاوُدَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ قَوْلِهِ عَزَّ وَجَلَّ { يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَوَاتُ} فَأَيْنَ يَكُونُ النَّاسُ يَوْمَئِذٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ " عَلَى الصِّرَاطِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ali b. Müshir, Dâvud'dan, o da Şa'bî'den, o da Mesrûk’dan, o da Âişe 'den naklen rivâyet etti. (Şöyle dedi) : Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e Allah (azze ve celle) ’nin: "O gün yer, yerden başka bir kılığa değişecek, göklerde Öyle olacak..." âyet-i kerîmesini sordum, İnsanlar o gün nerede olacak ya Resûlallah ? dedim. «Sırat üzerinde!» buyurdular. Sehl rivâyetini Buhârî «Kitâbu'r-Rikâk»'da tahric etmiştir. Muhtelif rivâyetlerden anlaşıldığına göre, kıyâmet gününde insanların haşrolunacakları yer dünyadan başka olacak, insanlar haşr için dünyadan oraya aktarılacaklardır. Hazret-i Abdullah b. Mes'ud'dan rivâyet edilen bir hadîse göre, değişen yer gümüş gibi sâf olup, üzerinde kan dökülmemiş, günah işlenmemiştir. Afra: Kızıla çalar beyaz demektir. Nakıy, beyaz un'dur. Mahşer yeri beyaz undan yapılmış çöreğe benzetilmek suretiyle Allahü teâlâ'nın azametine lâyık bir yer olduğu anlatılmıştır. Alâmetden murad; ev, bina gibi bir eser bulunmamaktır. Bununla dünya toprağına işaret buyurul-muş. Onun yok olup, gittiği ve kulların onunla alâkası bittiği anlatılmak istenmiştir. Müslim sarihlerinden Übbî'ye göre ikinci rivâyetteki sırattan murad; malûm sırat köprüsü olabileceği gibi, mahlûkatm üzerinde duracakları başka bir yer olmak ihtimâli de vardır. Hatta bu ihtimal daha kuvvetlidir. Çünkü bir hadîsde: « Âişe : Yer değiştirildiği vakit, insanlar nerede olacak? diye sormuş: Onlar köprünün yanında karanlıkta olacaklardır. Köprü sırattır, buyurmuşlar.» denilmektedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com